Bilimkurgu Romanı - Rüya Sanatçısı - Bölüm 1

in tr •  20 days ago

image.png

Sabah zamanında uyanabilmek için erkenden yatmış, ancak bir türlü uykuya dalamamıştım. Yatağımda sağa sola dönüp uyku perisini kovalarken kendini Nur’a söyleyeceğim sözleri tasarlar halde bulmuştum. Böyle olunca heyecanım bir kat daha artmış, uykum iyice kaçmıştı. En büyük korkum mezarlık açılır açılmaz Nur’un yanında olamamaktı. Dört yıldır hiçbir ölüm yıldönümünde mezarlığa geç kalmamıştım, bu sefer de geç kalmaya niyetim yoktu.

Uyumamın olanaksız olduğunu anlayınca kalkıp salondaki duvar-ekranın karşısına geçtim. Nur’un mezarına götüreceğim çiçekleri önceden alıp suya koymuş, giyeceğim kıyafetleri belirleyip kenara ayırmıştım. Galiba yapmam gereken tüm hazırlıklar tamamdı.

Duvar-ekranın tavsiye ettiği bilimkurgu dizisinin ilk bölümü hoşuma gitti. Öyle olunca kalan beş bölümü de ardı ardına izledim. Dizi seyretme faslı sona erdiğinde saat artık o kadar geç olmuştu ki yatmamın bir anlamı kalmamıştı. Salondaki kanepede yarı uyuşuk bir halde pineklerken gökyüzünden patlama sesleri geldi. Kalkıp pencereden dışarıya baktım, yaklaşmakta olan bir kasırgayı önlemek için İstanbul’un her yanına dağılmış meteoroloji kulelerinden gökyüzüne füzeler gönderiliyordu. Evde bir süre daha vakit öldürdükten sonra dairemden çıkıp asansöre bildim ve terastaki piste çıktım. Hava henüz aydınlanmaya başlamamıştı. Kuadkopterime bindim ve beni Alibeyköy mezarlığına götürmesini söyledim.

Mezarlığa doğru ilerlerken Nur’la geçirdiğimiz güzel günlerin anıları zihnime hücum etti. Zihnimde beliren en net görüntü Antalya’da bir plajda yürürken güneş ışığının saçlarına arkadan vurduğu andı. O güzel Temmuz ikindisinde Nur’un ışıklar içinde parıldayan saçlarını seyrederken ne kadar mutlu olduğumu hatırladım. Bütün o güzellikler artık geride kalmıştı. Yağmur damlaları kuadkopterimin camlarında yoğunlaşıp dağılıyor, gökyüzünde iklim bombaları ardı ardına patlamaya devam ediyordu.

Alibeyköy mezarlığının yakınındaki belediyeye ait piste indikten sonra kuadkopterimin içinde sessizce bekçinin gelip mezarlığın kapısını açmasını bekledim. Bekçi bereket disiplinli bir adammış, fazla beklemem gerekmedi, kapı açılınca elimle bir demet çiçekle yürüyerek Nur’un mezarının başına gittim. Atılan onca füzeye rağmen mezarlığın üzerine bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. Yağmur suyu saçlarımdan süzülerek boynumdan aşağıya akmış, iliklerime kadar ıslanmıştım. Getirdiğim çiçekleri Nur’un mezar taşının yanına bıraktım ve ona söylemeyi düşündüğüm onca sözden hiçbiri aklıma gelmedi. Nur toprağın altındaydı ve ben yaşıyordum. Bu büyük bir haksızlıktı çünkü Nur benden daha iyiydi. Ne yapacağımı bilemez bir halde orada öylece dikilip kaldım. Ne yazık ki dünya üzerinde Nur gibi başka bir kadın yoktu. Mezarının başında birkaç dakika gözyaşı döktükten sonra ona veda bile etmeden ayrıldım.

Eve dönüp üzerimi değiştirdim ve pijamalarımı giyip yatağa girdim. Uykusuzluk ve moral bozukluğu nedeniyle bedenim uyuşmuştu, tam uykuya dalacakken cep bilgisayarıma “acil” koduyla bir mesaj geldi. Eski amirim Tunç bir saat içinde resmi kıyafetle verdiği adreste olmamı istiyordu. Kara talihime lanetler okuyarak kalktım; hizmet androidim Asima’ya bana yiyecek bir şeyler hazırlamasını söyledim, üzerimi değiştirdim, kahvaltı ettim ve evden çıktım. Evde bulunduğum kısa zaman diliminde iklim bombalarının da yardımıyla gökyüzündeki bulutlar dağılmış ve sabah güneşi ortalığı aydınlatmaya başlamıştı.

On dakika kadar sonra kuadkopterimle boğazın kıyısındaki tarihi yalının hava taşıtları pistine indim. Tepemde uğuldayan dört pervanenin sesi kesildi, kuadkopterimin kapısı kendiliğinden açıldı, indim. Uzun süredir giymediğim takım elbiseler içinde vücudum hiç rahat değildi. Galiba uzunca bir tatilin sonuna gelmiştim. Gerek çağırırken takındıkları ketum tavır, gerekse buluşma yerinin niteliği işin ciddi olduğunu gösteriyordu. Gözüm pistin yanındaki çınar ağacının kıpırtılı gölgesine takıldı. Aşağıdaki yalıya doğru yürümek yerine ağaca bakan banklardan birine oturdum. Sabah yağan yağmurun temizlediği gökyüzü altında çınarın görüntüsü takdire şayandı. Sabah güneşinin özel ışığı altında çınarın geniş yaprakları tatlı bir ahenk içinde salınıyordu. Çınar ağacının yanı sıra çam ağaçlarına, tepesinde çıplak dalları olan ıhlamur ağaçlarına, yaprakları rüzgârda dans eden kavak ağaçlarına göz gezdirdim. Bir karga sürüsü gelip çınarın dallarına kondu. Bir süre kondukları dallarda etrafı gözetleyip iki ayakları üzerinde yaylandılar. Kargalardan biri diğerlerine kızmış gibi güçlü bir biçimde gakladı. Sabahın sessizliği içinde yankılanan bu sesi duyan diğer kargalar bir ezginin mest ettiği dervişler gibi kuzguni siyah kargaya bakarak kımıldamadan durdular. İri karga diğer kargaların saygı duruşu sırasında güçlü sesiyle yeniden gakladı. Sonra hep birlikte sanki hiçbir şey olmamış gibi havalanıp ağaçların ardında gözden kayboldular. Annem bu olayı görseydi başıma gelecek büyük bir uğursuzluğun işareti olarak yorumlardı.

Görsel Kaynağı: https://pixabay.com/tr/anlat%C4%B1-ge%C3%A7mi%C5%9Fi-r%C3%BCya-s%C3%B6yle-masal-794978/

Authors get paid when people like you upvote their post.
If you enjoyed what you read here, create your account today and start earning FREE STEEM!
Sort Order:  

Although I may not understand the language but it seems I am seeing a dog looking back

·

My friend, I strongly advise to follow @muratkbesiroglu acccount to read the stories of this account in english.

Posted using Partiko Android

röportajda dinlediğim ve beni merak ettiren 'Rüya Sanatçısı'nın ilk bölümünü okumak heyecan vericiydi:)
devamını bekliyorum 🙆‍♀️


görselin kaynağını da belirtirseniz bu güzel yazıyı c2'de görmek isterim:)

·

Teşekkürler. Devamı gelecek. Görseli kaynağını belirttim :)

Calling @originalworks :)
img credz: pixabay.com
Nice, you got an awesome upgoat, thanks to @bilimkurgu
Want a boost? Minnowbooster's got your back!

Annem bu olayı görseydi başıma gelecek büyük bir uğursuzluğun işareti olarak yorumlardı.

Tam yerinde söylenmiş bir söz. Buraya kadar okuduktan sonra biraz tebessümle güldüm:)
Anne her yerde anne...
Sanırım hikayede daha çok şey başınıza gelecek:)

Posted using Partiko Android

·

Evet, Ruhi'nin annesi romanda merkezi bir yer tutuyor :)

Merhaba,

Yazınız C² ekibi değerlendirmesi ile Trliste kürasyon kuyruğu tarafından oylanmıştır.


Kürasyon kuyruğuna katılarak Steemit'te Türkçe yazılara siz de destek olabilirsiniz.

Sevgiler @trliste

·

Teşekkürler


Bu yazı Curation Collective Discord Sunucusunda küratörlere önerilmiş ve manuel inceleme sonrasında @c-squared topluluk hesabından oy ve resteem almıştır.
This post was shared in the #turkish-curation channel in the Curation Collective Discord community for curators, and upvoted and resteemed by the @c-squared community account after manual review.
@c-squared runs a community witness. Please consider using one of your witness votes on us here
·

Teşekkürler