Hakimiyet Milletindir

in #tr8 years ago

IMG_2290.JPG

Son yıllarda özellikle son günlerde ülkede ve dünyada gelişen olaylara dışarıdan objektif bir gözle bakmaya çalışalım;

Ağaçlardan ormanı göremiyoruz çoğu zaman...

Bilgi kirliliği, en az bilgi eksikliği kadar tehlikeli, belki daha da tehlikeli...

Savaşlar, çatışmalar, davalar, sosyal karışıklıklar, huzursuzluk, hareketlilik aldı gidiyor.

Masalardaki düğmeler konuşuluyor artık, aklı selim terk ediyor sanki diplomatik dünyayı...

Aslında öyle mi peki?

Kuzey Kore, ABD ile masalardaki kırmızı düğme savaşına girerken bir yandan Güney Kore ile diplomatik ilişkileri başlatıyor, zorla da olsa imzalar atılıyor.

ABD hegemonyasına karşı mesajı veren Kuzey Kore olsa da arka planda Çin olduğunu görebiliyoruz.

Burası benim mahallem ve ben senin girmeni istemiyorum diyor Çin.

Devasa yatırımlarla büyüttüğü donanmasını ve ciddi maddi birikimlerini hesaba katarsak Çin çok yakında Kore yarımadası dışında da gerek ekonomik gerek askeri güç olarak hegemonyasını artıracaktır.

Hali hazırda Pakistan'dan Yunanistan'a hatta Afrika ülkelerine kadar liman yatırımları yaptığını, kuzey ve batı sınırlarında yüksek maliyetli ama sağlam karayolları inşa ettiğini, ABD Afganistan'dan kaçmaya çalışırken, orada kalmaya çalıştığını biliyoruz.

One Road One Belt projesi de malumunuz...

Orta Asya, Kafkaslar ve Orta Doğu coğrafyasına bakarsak temel değişikliğin Soğuk Savaş taktiklerinin artık boşa çıkması ile siyasal İslam olarak pazarlanan, aslında İslam'la ilgisi olmayan, neresinden baksanız uluslararası gizli servislerin maşası olmaktan başka fonksiyonu kalmamış, selefi/ vahhabi karışımı, yobazlıkların sonuna gelindiğini görebilirsiniz.

Siyasal İslam bitiyor artık. Hem de her türlüsü, mezheplerden bağımsız olarak bitiyor.

Radikalizm mutsuzluk getiriyor, kontrol altına alınamayan, sonucu kestirilemeyen bir kimyasal tepkime olduğu ve bu tepkimenin deneyi yapanlara da ciddi zararlar verebileceği görülüyor artık...

Orta Asya, Kafkaslar, Mezopotamya, Kuzey Afrika ve hatta Balkanlar'da ekonomik kaynakların etkili biçimde kullanılabilmesi için eskinin bilindik sömürü düzeni işe yaramıyor.

Din, sadece islam değil elbette, tarih boyunca her zaman en elverişli sömürü aracı olduğundan sömürge güçleri için vazgeçilmez bir araçtı, çok sevilerek kullanıldı, alınan kısa vadeli sonuçlar ilgililerin günü kurtarmasına yetti belki ama yüzleşilmek istenmeyen zararın boyutları bugün yaşadığımız devasa sorunların ana malzemesi oldu.

Bahsedilen coğrafyada egemen olabilecek, devletler-yurttaşlar arasında karşılılklı kazan- kazan denklemini kurabilecek, insan gibi yaşama hakkını sağlayabilecek yegane formül Atatürk'tür.

Bizim nesil görebilir mi emin değilim ama önümüzdeki dönem Türk'lük bilincinin, Türk'ün örfü ve geleneklerinin, Anadolu İslam birikiminin "batılı değerlerle" sentezinin, yani Atatürk fikrinin, hakim olduğu yeni bir eylem tarzı getirecek.

Adalet gelecek, insan hakları, uygarlık, güvenlik gelecek.

Hiç kimse dini, dili, etnik kökeni ya da kıyafeti nedeniyle cezalandırılmayacak.

Tarihte Türk'lerin hüküm sürdüğü bölgelere bakarsanız, farklı coğrafyalarda, farklı insanlarla, onların inanışlarıyla uğraşmadıklarını, farklılıkların hiçbir zaman adalet anlayışlarına engel olmadığını göreceksiniz.

Bilimden kaçmadan, aksine yeniliği yakalayarak dönemlerinin diğer devletlerinin önüne geçebilmelerini de Türk töresi, örfü ve hukuk kurallarını dinsel şeriat fıkıh kalıpları dışında günlük hayatlarının ve devlet yönetimlerinin esası olmasına bağlıyorum ben.

Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş ve yükseliş dönemlerinin başarısının sırrının da, duraklama ve gerileme dönemi yaşananlarının sebebinin de bu küçük ama önemli nokta olduğunu göreceksiniz.

Fatih Sultan Mehmet Han'ı okursanız devlet yönetim esaslarının Mustafa Kemal Atatürk ile inanılmaz benzerlik taşıdığını da fark edeceksiniz.

Aynı şekilde, Kanuni Sultan Süleyman zamanı Ebu Suud efendi eliyle ufak ufak, çaktırmadan hukuk kuralları içine sindirilen şeriat yaklaşımının Türk imparatorluğunun da sonunu hazırlamış olduğunu da...

İran'da, Irak'ta okumuş yazmış insanlar kendi ülkeleri için birer Atatürk'e ihtiyaçları olduğunu yazar, söylerken bizler bir kez daha oturup düşünsek ne olur?

Bize anlatılan ile gerçek Atatürk arasındaki dağlar kadar farkı görebilsek?

Bağımsızlığın herşeyden daha önemli olduğunu anlayabilsek?

Boynumuzdaki zincileri, aklımızdaki ezberleri bir kırıversek?

Biz ne yaparız inanın bilmiyorum, bildiğim ise şu;

Laik ve bağımsız devletler bu coğrafyada birbirleriyle saygın, seviyeli, birlikte ama bütünleşik olmayan ekonomik siyasal diplomatik ilişkiler kuracak.

Bu yaşadıklarımız bir doğum sancısı, harika bir geleceğin doğumu...

Sort:  

i think it was a perfect blog!

Thanks a lot🙏🏻

I'd write in English I think! I've got plans for new posts about politics in English though but couldn't find enough time...
Have a great time...

Bu yaşadıklarımız bir doğum sancısı, harika bir geleceğin doğumu...

dedi. Hem de ciddiydi. Onca karamsarlığa onca hayıflanmaya rağmen dedi.

Sevgili Doktor, yine tam tespit yaptınız :)

Karamsarlığım, geleceğimizle aramıza girmeye çalışanların; aydın, kanaat önderi, bilim insanı geçinen aymazların, bizleri iterek, yok sayarak, dirsekleyerek söz söyleme ısrarlarından kaynaklanıyor. Sözle de kalmıyor, bizim adımıza bizi bağlayan kararlar almalarına," ben yaptım oldu ! " yaklaşımlarına...

Hayıflanmam ise büyük potansiyellerine rağmen aymazlara boyun eğen milletime...

Ne olursa olsun, harika bir geleceğin bizi beklediğine olan inancım büyük...

Mektuplaşma gibi oldu sanırım yine, umarım anlayışla karşılarsınız :)

Sevgi ve selamlarımla
🍀

Sevgili Asena, öncelikle seninle böylr konuşmak hoşuma gidiyor :)

Yine söyleyecek çok şeyim var bu konuda ama bu kez iznini isteyeceğim. Umarım haklısındır :)

Eline sağlık bende bu sancılı gunlerin sonunda mutlu bir gelecek doğacağını inanmak istiyorum ancak gün geçtikçe bu yaşananlar yüzünden umutlarım hergun azalıyor.

Umut, bu ülkenin merhametli adil namuslu çalışkan insanları... Asla bitmeyecek onlar...

İnancımız o yönde

This post has received a 0.35 % upvote from @drotto thanks to: @cinelonga.

Öncelikle meramını çok güzel ifade ettiğin bir yazı olmuş tebrik ederim.
Fikirlerin sonuçların da aynı şeyi istesek de paralel düşünmediğimizi de belirtmek isterim. Yani itiraz etmek istediğim noktalar var ama bu konular bu ortamlar da yazarak yanlış anlaşılmalara pek müsait.
Aynı hedefe giden farklı düşünceleri okumak güzel. Muhtemelen karşılıklı bir istişare tartışma ortamında gayet seviyeli olur. Hepimizin buna ihtiyacı var. Bundan 6-7 yıl önce yaşananları ben de doğum sancısı olarak görüyordum ama doğum başarısız oldu bence. Umarım sizde ki umut gerçeğe dönüşür.

Sihirli kelimeyi kullanmışsınız :) İstişare...

Ayrışmadan, aynılaşmadan geleceğe dair umutlarımızı, düşüncelerimizi, yol haritalarımızı konuşabilmek bizi zincirlerimizden kurtaracak, eminim..

Değerli katkınız için teşekkür ediyorum...
Selamlarımla

İyi günler, yazınız @kusadasi ve @try-market tarafından yürütülen Küratör Projesi için seçilmiştir. Cointurk etiketini kullanarak daha fazla destek alabilirsiniz.
Proje kapsamında daha detaylı bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.
Cointurk Discord Kanalı
image.png

Teşekkür ediyorum 💐

Hiç kimse dini, dili, etnik kökeni ya da kıyafeti nedeniyle cezalandırılmayacak.

Şu durum dünyanın en gelişmiş ülkelerinde, en modern, en medeni ülkelerde bile görülüyorsa, umudunuzu tebrik etmeliyim.

Umarım yanılan taraf ben olurum.

Ufukta gördüklerimi paylaştım :D

Umurlarımın kaynağı, dileklerim değil, tarih imbiğinden süzülüp gelenler...

Öğrenilmiş çaresizliklerden bir sıyrılabilirsek, tarihe yön verecek hareketleri yapabileceğiz... Önce kendimize sonra tüm ezilenlere umut olacağız...
Katkınız için teşekkürler...

Umutla kalınız :)

Coin Marketplace

STEEM 0.04
TRX 0.32
JST 0.085
BTC 60738.44
ETH 1602.69
USDT 1.00
SBD 0.42