Bozcaada Kampımız Vol. 1
Daha önce bahsettiğim gibi sonunda 3 gece 4 günlük Bozcaada ada tatili için bir şeyler karalama fırsatı buldum. Biraz uzun bir yazı olacağa benziyor. Sizi de sıkmamak adını bu anıları belki bir kaç part şeklinde sizlerle paylaşabilirim.

Bu fotoğrafta neden bu kadar çok sırıttığıma da gelirsek. Zaten sabah sabah yeni uyanmışım saç baş dağınık. Kahvaltı yaptık ama işte kampta ne derece olursa.. Tam nargile yaptık tabi saat de öğlene yaklaşmaya ve koy dolmaya karaya oturmuş olan gemiyi görmeye gelen olmaya başlamıştı kii.. Fotoğrafı çeken arkadaşım Gökhan'la aramızda şöyle bir diyalog yaşandı;
Gökhan - Abi çok güzel gözüküyorsunuz bir fotoğraf çekeyim bana baksanıza
Ben - Gökhan ne olur yapma knka.. Zaten bedevi gibi hissediyorum. Gelip, geçen bize bakıyor. Suriyeli sanmasınlar diye yüksek sesle Türkçe konuşuyorum. Bir de bu anı ölümsüzleştirmeye çalışma...
Sonuç olarak ortaya çıkan fotoğraf da bu.
ilk gün varmayı planladığımız saatten biraz daha geç Bozcaada da olunca, kendimizi Batık Liman'a (Beylik Koyu'a) attık ve hızlı bir şekilde çadır kurduk. Yemek yedik, nargile içtik ardından rahat bir uyku çekmek için çadırlarımıza çekildik. Bir önceki gece Kemerdere kampınaydık ve zemin gerçekten çok kötüydü. Hiç uyuyamamış olmanın verdiği yorgunlukla adeta bayılmışız.
Şuna da bir açıklık getirmek istiyorum. Normal şartlarda Bozcaada milli park kanunları ile korunuyor. Yani çadır kurmak, ateş yakmak yasak. Balık vurmanın bile belli bir sınırı var. Bir çok tür koruma altında. Para cezalarıyla başlayıp, yaptığınız eylemin büyüklüğüne göre hapis cezasına kadar gidiyor.
Bu yıl Beylik Koyuna kurulan çadırlara her nasıl olduysa ses çıkarmamışlar. Bizde ilk gün tanıştığımız adalı 2 arkadaşla konuştuk. Onlarda çadır kurmaya gelmişlerdi. Jandarma bu koyda kurulan çadırlara bir şey demiyormuş. Hırsızlık olayları bile olmuyormuş. "Biz çadırlarımızı burada bırakıyoruz ve merkeze iniyoruz. Kimse ellemiyor bile" dedi. Yine de güvenemiyor insan. Takdir edersiniz ki kamp malzemelerinin fiyatları hiçte ucuz değil. :D İlk gün gerek hırsızlık, gerek jandarma gelir korkusuyla çadırlarımızı topladık, fakat sonraki günler olduğu gibi bıraktık merkeze indik, gezdik, dolaştık, rakı balık yaptık. Gerçekten de kimse ellemedi.
Biraz da adanın ulaşımı konusunda sizleri bilgilendirmek istiyorum. Bozcaada'nın tamamını dolaşsanız toplamda 60 kilometre yaparsınız diyorlar. Çok büyük bir yüz ölçümüne sahip değil ama bisikletle gitmenizi tavsiye etmem. Çünkü genel olarak denize gideceğiniz saatlerde yol çok sıcak oluyor. Böyle asfalttan çıkan sıcak hava dalgası ufku dalgalandırıyor. :D Dönüşlerde ise (geceyi kast ediyorum) hiç bir yolda aydınlatma yok. Zaten merkeze geçirdiğiniz o güzel saatlerin ardından kamp alanına kadar kim pedal çevirmek ister?
Tavsiyem imkanınız varsa bir araçla gidin. Yoksa zaten kime otostop çekseniz aracı dolu değilse sizi mutlaka alıyor. Bu adada gördüğüm en güzel şeydi sanırım. Ayrıca her koya serviste var ama en son saat kaça kadar çalışıyorlar bilmiyorum.
Denizlerinden bahsetmek gerekirse; kesinlikle suyunun sıcak olduğu bir koyu yok. :D Hepsi çok soğuk ve hepsi çok temiz. Yani soğukluğu konusunda şunu söyleyebilirim; girdiğiniz zaman bir süre sonra ayak parmaklarınız karıncalaşıyor ama su serinletme işlevini tam anlamıyla yerine getiriyor. Bazı tatil beldelerinde sabah saatlerinde suya girerseniz, suyu temiz bulursunuz ya.. Adada istediğiniz saatte denize girin su hep temiz.
Fiyatlarr... Fiyatlarr..
Her şey pahalı arkadaşlar.. Ayazmada şişe bira 15 tl. Şemsiyesi şezlongu derken 15-30 tl günlük sadece deniz masrafınız olur. Oteller deseniz geceliği 300 tl ile başlıyor (Bodrum katları) artık bütçenize göre 600-800 arası değişiyor.
Söyle açıklamaya çalışayım. Biz 4 kişi bir 70 lik bir 35 lik rakı söyledik. 7 meze... Mezelerde mezecik :D Toplamda 435 tl ödedik. Bilmiyorum bana pahalı geldi en azından.
Adada ucuz olan şeylerde var. Mesela Şarap. Üretim yeri Bozcaada olan şarap markalarının satış noktaları, şehir merkezine göre daha ucuzlar ve pazarlığa açıklar. Talay, Çamlıbağ gibi markalar ve bir onlarca üzüm bağı var. Eğer bulabilirseniz mutlaka ev yapımı şarap almayı ihmal etmeyin. Nerden bulabiliriz diye soracak olursanız. Kaldığınız otelin resepsiyonuna sorun o size çözer :D
Değişik ada reçelleri var. Karpuz kabuğu reçeli, akasya reçeli, domates reçeli, orda yediğim versiyonuyla bu zamana kadar hiç görmediğim incir reçeli gibi bunlara da bakabilirsiniz.
Unutmadan kalenin önünde bir Türk Kahvesi için mutlaka harika bir sunumları var. Ben sigara kullanmıyorum ama kullanan arkadaşların eminim hoşuna gidecektir.
- Türk kahvesi
- Acı badem Likörü
- Su
- 1 tek Captan Black sigara
- Lokum
Picture 3




@OriginalWorks
The @OriginalWorks bot has determined this post by @orcunk.karaca to be original material and upvoted it!
To call @OriginalWorks, simply reply to any post with @originalworks or !originalworks in your message!
To enter this post into the daily RESTEEM contest, upvote this comment! The user with the most upvotes on their @OriginalWorks comment will win!
For more information, Click Here!
Special thanks to @reggaemuffin for being a supporter! Vote him as a witness to help make Steemit a better place!
This post recieved an upvote from minnowpond. If you would like to recieve upvotes from minnowpond on all your posts, simply FOLLOW @minnowpond
@orcunk.karaca got you a $1.38 @minnowbooster upgoat, nice! (Image: pixabay.com)
Want a boost? Click here to read more!
This post received a 20% vote by @msp-turkey courtesy of @fakire1sadaka from the Minnow Support Project ( @minnowsupport ). Join us in Discord.
Upvoting this comment will help support @minnowsupport.