İstanbul'a Dair
İstanbul bir yaradır bende. İki yıl kaldım. İnsanlar. Tıklım tıklım, fabrikavari bir şehirde çarkların dönmesini sağlayan insanlar. Bu çok bencilce oldu, farkındayım ama şehir buna zorlamıyor mu bizi? Sabahın 5'inde işe giden insanlar vardı. Yalnız yürüyeceğiniz bir sokak bulmak zor, bulsanız bile girmeye korktuğunuz bir şehir. Manzarası binalar olan bir şehir, insan için elverişli midir?
Düşünüyorum da en çok yazdığım zamanlar İstanbul'da olduğum vakitlerdi. En çok okuduğum zamanlar da. Haftada 3,4 kitap bitirmeye yaklaşmıştım. Haftada bir hikaye, şiir ya da kısa film senaryosu. Sonra okul bitti. İstanbul da çok şükür bitti benim için. Şimdilik öyle umuyorum.
İstanbul bir yaradır dedim ya üstte. İyi manada değil bu, anlamışsınızdır. Ruhumda bir delik gibi durdu uzunca. Gitmek, görmek istemedim. Bu bir kadınla, dostlarımla alakalı değildi, yanlış anlamanızı istemem. Sevmiyorum İstanbul'u ve inanıyorum ki büyük şehirler de insanları sevmiyor.
Neden sevmiyorum, bakın, bunu da tam cevaplayamıyorum. Bir ormanda, çıplak bir şekilde durmuş gibiydim. Hava soğuktu, bunu biliyorum. Yalnızdım. İçime işleyen rüzgarı hatırlıyorum. Beni her şeyden koparıp savuran, ruhumu delip geçen bu rüzgardı işte ve ne yapsam, nasıl kendimi korumaya çalışsam hep esiyordu o rüzgar. Bilirsiniz belki. Yarım kalmış gibi olduğunuz vakitler olur. Sabah uyanırsınız, güneş doğmuştur ama siz hala gölgede bir yerlerde duran parçanızı arıyorsunuzdur. Bulmakta ya da unutmakta olduğunuz bir parçadır o.
Yazdım ben de. Yazmasam yaşayamazdım demeyeceğim. O romantikliğe girmek istemiyorum. Yaşardım ama biraz daha kopardım kendimden. Manzara da o vakitlere denk gelir. Taksime çıkarken bir durak vardı, hangisi hatırlamıyorum. Arkası Haliç'i gözlüyordu. Oradaydım. "Bu şehrin hangi manzarasına aitim bilmiyorum." O durakta, arkadaki evlerin çarpıklığını görünce bu cümleler geçti aklımdan. Not ettim...
Yazarken bazen bir şeyler dinlerim. Üstte, içimi dökerken de şunu dinledim. Fotoğrafa da Ara Güler üstadın güzel fotoğraflarından birini koydum. Eskiler güzeldir demeyeceğim, ama eskiler daha doğaldır geleceğe göre.
İstanbulu hiç sevmiyorum. Burada kaldığım her dakika bana bir ızdırap resmen. Kalabalık, saygısızlık, karışık toplum...
Karşıdan karşıya geçerken bile ölebileceğin bir şehir.
Hatta sokakta yürürken bile birisi önünü kesip ''beşyüz var mı beşyüz'' diye sorup, yok birader bas git dediğin zaman sinirlenip sana bıçağı takabilir.
İnsanları saygısız. Bazı semtler hariç leş bir şehir.
Dünyadaki en gelişmiş şehirlerden birisi olmasına rağmen dünyanın en geri kafalı insanlarına ev sahipliği yapan bir şehir.
Geçenlerde forumlardan bir tanesinde görmüştüm ''istanbulu gavurlara versek'' diye bir sohbet. Burada biz değil de avrupalılar yaşasaydı nasıl olurdu falan gibisinden. Gerçekten eminim çok daha yaşanılası bir yer olurdu.
Kendi halkını kötüleme falan diyenler çıkacaktır ama, kız arkadaşlarının geceleyin rahat rahat yürüyemediği, kız kardeşlerinin akşam bir yere gidip eğlenemediği istanbulu mu tercih ediyorlar?
Yoksa hepsi Kanada'ya ne bileyim Amerika'ya falan mı kaçmak istiyor acaba....
Güzel bir post beni tetikledi tebrik ederim :D
valla kendi halkını kötüleme diyen çıkmaz bence..
gerçekten türkiye genelinde halk olarak çok cahil halkımız ve şehir genelinde de çoğu yerde sıkıntı çıkarabilecek serserilerin olduğu bi şehir istanbul.
araba kullansan dert, yürüsen dert, metrobüse binsen ayrı dert.
tinercisi, araya camı boyayıcısı, serserisi, suriyelisi hepsi ayrı sıkıntı istanbulda.
çoğu kişi gibi ben de iş mecburiyetinden dolayı istanbuldayım.
İstanbul'un insanlardan arındırılması lazım. Temel sorunu fazla nüfus, 19 milyon nüfuslu şehir olmaz. Ama zaten mecbur olmayan yaşamıyor bu şehirde. Şehirlerin planlamasını yaparken burada her şey olsun mu denmiş anlamıyorum. İletişim, Teknoloji, Fabrika ne ararsan merkezi orada. Bunun çözülmesi, istihdamın ülke geneline yayılması gerek, yoksa işi zor İstanbul'un.
Mecidiyeköy mesela bana hep Gotham'ı çağrıstırırdı. Üst geçidi olsun. Birbirlerine yakın apartmanları olsun. Aralarından sevdiğim tek yer Üsküdar sanırım. Balat'ta bana hep güzel gelmiştir. Yok değil güzellikleri yani ama üzeri hep insanla kaplanmış buraların.
aynen dediğim gibi.. çok fazla ve evet bende mecidiyeköydeyim şimdi sen diyince ben de gotham'a benzettim :D üstten arabaların geçtiği köprü karanlıkta çok daha korkunç gözüküyo :D batman kıyafeti alayım bari :D
Al al sokakta ''bu tayt ne la'' diye pıçaklasınlar sonra :D Dayak yiyen ilk Batman bizden çıksın dünyada :D
Duygularınızı çok güzel tarif etmişsiniz, okurken farklı hislere büründüğüm bir yazı oldu. İstanbul konusuna gelirsekte; ne bileyim, "İstanbul'un insanları" diye bir kavram varmış eskiden, "İstanbul Türkçesi" diye bir şey varmış mesela. Ne kadar güzel bir İstanbul'dan nerelere gelmiş bu şehir. Ben de İstanbul'da yaşıyorum ve şehirden ziyade kaba ve anlayışsız insanlar beni çok üzüyor.
Bende sevmiyorum İstanbul'u kalabalığı sevmiyorum. Kalabalıkta yanlız kalmayı. Maalesef okul için İstanbul'dayim ama en kısa zamanda ayrılacağım inşallah
Boost Your Post. Send 0.100 STEEM or SBD and your post url on memo and we will resteem your post on 5000+ followers. check our account to see the follower count.
Feronio - 8 Oy Listesine postunuz eklenmiştir. Liste için daha fazla bilgiye link üzerinden ulaşabilirsiniz.
Ayrıca birçok konuda toplulukta bizlere yardımcı olan
@emrebeyler'e bu link'den Witness oyu verebilirsiniz. Bu tamamen ücretsiz, güvenilir ve topluluk adına yararlı bir destek olacaktır.Congratulations! This post has been upvoted from the communal account, @minnowsupport, by Yasujizr from the Minnow Support Project. It's a witness project run by aggroed, ausbitbank, teamsteem, theprophet0, someguy123, neoxian, followbtcnews, and netuoso. The goal is to help Steemit grow by supporting Minnows. Please find us at the Peace, Abundance, and Liberty Network (PALnet) Discord Channel. It's a completely public and open space to all members of the Steemit community who voluntarily choose to be there.
If you would like to delegate to the Minnow Support Project you can do so by clicking on the following links: 50SP, 100SP, 250SP, 500SP, 1000SP, 5000SP.
Be sure to leave at least 50SP undelegated on your account.