Günlük Yorum Etkinliği 07.07.2018

in tr •  9 months ago

Günlük Yorum Etkinliği 07.07.2018

Dün paylaştığımız yazıda oy verilen kullanıcılar;

@burakdogusoy
@kagantrky
@doctorbishop
@cashthekush
@captainsailor
@ilkeryilmaz
@sudefteri
@videoaddiction
@mucar38
@sjomeath


Yarisma.jpg

Kurallar:

  • Mümkün olduğunca basit tutmak istiyorum. Bunun sizden her gün resteem isteyemem, fakat resteem yapanlar için 2 yorum yapmış gibi değerlendireceğim. Günde 10 yoruma oy vereceğim. Bunları hem sizin beğenilerinize göre hem de kendi beğenilerime göre değerlendireceğim.

1. Yorum bırakmak.

2. Bir başka yorum yapan arkadaşa oy vermek.


Hepsi bu kadar.

Günün Konusu

Ülkemizde sanata bakış açısı hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz sanat ile nasıl ilgileniyorsunuz? Sanat önemli midir, neden?

Bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur.
Mustafa Kemal Atatürk

Yarın görüşmek üzere.

Bahsettiğimiz yarışma steem ödüllü bir gönderi hazırlama yarışması olacak. Konumuzu çok yakın zamanda belirleyip sizlerle paylaşacağız.

Authors get paid when people like you upvote their post.
If you enjoyed what you read here, create your account today and start earning FREE STEEM!
Sort Order:  

Sanat nedendir bilmiyorum ama son zamanlarda tamamen elit bir şey halini aldı. Oysa sanat'ın zanaatten geldiğini bilmek gerekir. Sanat tam anlamı ile emek işi ve iyi, güzel bir şeyler yaratma işi. Sadece resime, tiyatroya veya heykele indirgenebilir bir şey değil. Çok iyi kurufasulye yapan biri de bana göre iyi bir sanatçıdır. İşinizde iyiyseniz ve yeni şeyler yaratmaktan kormuyorsanız sanatçı oldunuz demektir.
Sanat emek isteyen bir olgu. %20 yetenekse %80 çalışmaktır. Çıkıp bir tane dandik şarkı patlatan biri ben sanatçıyım diyebiliyor ülkemizde. Saygı görmek istiyor hem de haketmediği saygıyı. Bir güzellik yarışmasında ilk 20'ye kaldınızmı oyuncusunuz. oysa yıllarını tiyatroya adamış bir çok insan kenarda dururken. Her şey gibi sanatın da içi boşaltıldı ülkemizde. Kendinizi pazarlayabiliyorsanız sanatçı pazarlayamıyorsanız değilsiniz.

Ülkemizin sanata bakış açısı, günümüzde çocuk işçilere, hayvanlara yapılan şiddete, kadına şiddete ve çocuk gelin sorunlarına verilen tepki gibidir. Herkes ilgilenir, ama kayda değer hiç kimse uğraşmaz, yapmaz.

Evet, benim bakış açıma göre sanata gösterilen ve sanata olan ilgi bu düzeydedir. ''Kim uğraşacak'' , ''Zamanım yok'' , ''Ben uğraşsam ne kadar değişim olacak sanki?'' gibi bahanelerin üzerinde gelişmeye çalışan ve ülkemiz içerisinde saçma sapan insanların sadece prim, ün ve para kapısına dönmüş çürüyen bir kolumuzdur.

Sokakta ''sanatçı'' adı altında herhangi birisini sorsanız size ses ''sanatçılarından'' daha farklı bir dalda ülkemizden örnek verebilecek olan insan sayısı da azdır.
Sözüm ona şarkıcılar kısaca.

Sanatı sadece resim gibi tiyatro gibi ses gibi helkeltraşlık gibi alanlardan başka bir örnek verebilecek insan sayısı da yüz kişiden iki elin parmağını geçmez. Aslında hayatın anhenginde bu kadar önemli yere sahip olan bir dalın bu kadar körelmiş olması da toplumun huzursuzluk kaynağıdır.

Benim eklemek istediğim son şey de dijital sanatlardır. Günümüzde dijital çizimler, logo tasarımları ve 3d tasarımlar da, karakter tasarımları da sanata girer diye düşünüyorum.
Örnek olarak yukarıda paylaştığımı düşünebilirsiniz.

art src

Sanat’ın tanımını yapmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Sanatı, belli bir bakış açısından yorumlamak da oldukça zor. O nedenle belli bir kavram üzerinden yorumlayarak gitmek, lebi derya olan konunun bir zerresini daha iyi görmemizi sağlayacağına inanıyorum.

Ülkemizde sanata bakış açısının kıt ve dar bir çerçevede olduğunu söyleyenlerden olmayacağım. Bunu yapmak bencillik olacaktır. Ülke topraklarında nereye giderseniz gidin o yörenin kendine has sanat motifleri olduğunu görecek ve bunlarla ilgilenen birçok insanın da olduğuna tanıklık edeceksiniz. Bizlerin üzerinde durması gereken ise; “Refah ile Sanat’ın Uyumu.”

Refah Toplumu seviyesine ulaşabilmiş her birey sanata tabi ki de ilgi ve alaka gösterecektir. Temel dürtüsü olan yaşamsal ihtiyaçlarını kat ve kat karşılayabilen insan; arayışını, ya sanatın içerisinde yer alarak ya da takipçisi ve de izleyicisi olarak sanata yönlenerek tamamlayacaktır. Sanat’ın temeli yetenek, yeteneğin temeli kendini geliştirmek olarak baktığımızda sürekli sanat ile ilgilenen kişi her halükarda muazzam eserler ortaya koyabilecektir. Önemli olan nokta devletin sanata değil, bireyin refah düzeyini arttırmaya yönelik icraatlar sergilemesidir. Refah Toplum seviyesine erişmeden sanata olan devlet desteği, sanatçının kör bir döngü içerisinde özgürlüğü esaret altına almasına sebep verecektir. Özgür Sanat kavramı, tozlu safalar arasında kalmaya mecbur bırakılacaktır. Sanat, gücünü; halkın kendisinden alması halinde özgürlüğünü ve kendisine yüklenen görevi yerine getirebilecektir. Refah düzeyi düşük bireylerin sanatla ilgilenmemesine kızmak ya da onları ötekileştirmek, sanatçının ve sanat destekçilerinin ön yargılı olma özelliği taşıdığını gösterir tam bu noktada yine özgür sanattan söz etmek bizi yanlışa götürecektir.

Bu konu başlı başına bir makale konusu aslında ama şunu söyleyerek özet geçmem yerinde olur düşüncesindeyim; ülkemizdeki halkın sanata ilgisi oldukça fazla ama sanata olan ilgi için adım atabilecekleri refah bir yaşantıları maalesef yok.

Ben sanatın neresindeyim? Gotik resimlere ve Selçuklu Mimarisine hayranım. Elimden geldiğince takip ediyorum. Şahsi olarak edebiyat ile ilgileniyorum. Yazar olabilmeye çalışıyorum, diyelim.

Sanatın önemi, sanatçının yüreğinde beliren sorumluluk duygusu ile birlikte hareket eder. Önemli ya da önemsiz olması bireye bağlı olarak cevap verilebilir. O nedenle bu sorunun cevabı sosyal bilimde verilmesi zordur.

Öncelikle ülkemizde saanata bakış açısını değerlendirecek olursam bu bakış açısının bizim için pek iç açıcı olmadığını söyleyebilirim. Buna son örnek olarak son dönemde kapanan güzel sanatlar fakültelerini göstermektedir. Ayrıca üniversitelerin sanatsal etkinlikleri her geçen sene azalmaktadır. Örnek olarak @burakdogusoy da kaldırılan şenlikleri göstermiş zaten. Daha yazıcak bir çok şey var tabi örnek olarak. Benim sanat hakkındaki düşüncelerime bakarsak bende ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk gibi sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından birinin kopmuş olduğunu süşşünmekteyim. Sanat toplumsal değişmeleri kolaylaştırır; bireylerin anlama düşünme algılama yetilerini açık tutar duygusal yanlarını harekete geçirir. bu nedenle sanat önemlidir. Ayrıca evrensel bir dil olması nedeni ile de farklı kültürlerle kaynaşmayı sağlamaktadır.

Ülkemizde maalesef sanat çok değer görmeyen bir dal. Sanat dallarından ilgi gören tek alan ses sanatları kapsamındaki sanatçılar. Ancak ne yazık ki onların bir çoğu da şarkıcılıktan öte geçememiştir.
Bence sanatçı olmak yaptığı işi iyi yapmakla beraber aydın ve yol gösterici olmayı da gerektirir. Sanatçı sanatıyla kendine hayran bırakan kişidir, kazandığı paralarla değil. Gerçek sanatçı işini icra ettiği zaman o yoldan gitmek isteyen kitleler yaratabilen kimsedir.
Ben sanatın edebi yönüyle ilgileniyorum, zaman zaman şiirler ve hikayeler yazıyorum. Her zaman da bir enstrüman çalmak istedim ancak bazı imkansızlıklar yüzünden henüz bu hayalimi gerçekleştiremedim.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi sanat ülkenin hayat damarlarından birisidir. Sanat ülkenin gelişmişlik düzeyini gösteren unsurların arasında yer almakla birlikte, ufuk açıcı ve hayal gücünü geliştirici özelliklere sahiptir.

Bu güb yorum etkinliği daha bir manalı benim için. Bir müzisyen olarak şunu söyleyebilirim ülkemizde sanata bakış hiç iç açıcı değil. Zaten son yıllarda okullarda sanat dersleri düşürüldü. Müzik ve resim gibi ana sanat dallarının ders saatleri sanki gereksizlermiş gibi görülerek düşürüldü. Çoğu üniversitede bahar şenlikleri iptal edildi. Sinema desen siyasi propaganda alanına döndü. Çok sayıda tiyatro kapandı. Bazı üniversitelerin güzel sanatlar fakülteleri kapatıldı ki içlerinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi gibi çok önemli bir üniversitenin olduğu bazı kurumlar zorluklarla karşı karşıya. Bu yazdıklarım siyasi bir yazı gibi algılanmasın tolumun genelinde hakim olan bir durum bu. Hanginiz çocuğunuzun Resim dersi iyi diye takdir ettiniz mesela matematikten zayıf almışken. Toplumsal bir sorundan bahsediyorum ben siyasi bir durumdan değil aslında. O okullar kapatılırken yada ders saatleri düşürülürken hep sessiz kaldınız. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi biraz medyaya yansıdı diye tepki gördü ve ertelendi sadece. Ülkedeki sanata bakışı bu şekilde özetleyerek diğer konuya geçiyorum hemen.

Ben bir müzisyenim ve sanat benim hayatımın her alanında. Sadece müzik olarak bakmanızı istemem çünkü zaten popüler kültür yüzünden müzik yaparken çok sanat yaptığımız söylenemez. Ben de dahil tüm arkadaşlarım bu yola sanatsal işler yapmak için çıktık fakat gördük ki popüler kültürün esiri olmuş topluma sanat yapmak imkansız. Belli başlı sanatsal hiçbir yanı olmayan saçma sapan eserleri çalarak para kazanmak durumundayız çünkü yaptığımız sanatsal işler ile çıkarsak sahneye geçimimizi sağlama şansımız yok çünkü dinleyici bulamayız bu a bir müzisyenin sızlanmasıdır. Hayallerim bu değildi ama yaptığım işler geldiğim 15 yıl sonunda çok başka işler şu anda. Ülkemde sanat kapitalizme yenildi çoktan hepimize geçmiş olsun arkadaşlar.

Sanat önemli midir sorusunu komik buldum açıkçası. Sanat tabi ki önemlidir. Dünyayı doğru şekilde yorumlayabilmek için sanata ihtiyaç vardır. Sağlıklı dünya görüşü için, hayatı doğru yorumlamak için ve kaliteli insan olabilmek için sanatla ilgilenmeniz gerekir. Kimse kendisini kandırmasın arkadaşlar sanattan uzaksanız çok fazla eksiksiniz ve malesef eksikliğinizin farkına varamayabilir kendinizi tam sanabilirsiniz. Ben bir müzisyen olarak genelde müzik ağırlıklı yazdım fakat inanın sanatın her alanı için geçerli bu dediklerim.

Eğer yazdıklarım yaralarınıza dokunduysa affınıza sığınırım ama çok güzel bir atasözümüz vardır.
''Dost acı söyler...''

·

Yüreğine sağlık kardeşim👏👏

öncelikle ben sanat sanat içindir anlayışını savunanlardanım sanatçı sanatı ne kadar basitleştirir çıkar amaçlı kullanırsa sanat değerini yitirir ülkece ilerleyemeyiz sanat ve sanatçı olmak o kadar değerlidir ki malesef şimdiki basit sanatçılar bunu halka yansıtamıyor saçma sapan şarkı çıkaran popçular bölüm başı binlerce lira alıp hiçbir şer yapmayan oyuncular edebi değer taşımayan sadece maddiyat düşünen 17 18 yaşında yazar şairler daha niceleri ülkede tiyatro müzikal sinema vs izlenme oranları ne kadar düşük olduğunu biliyoruz yani demem o ki önce sanatçı sanata değer versin bunu halka yansıtsın daha sonra halkın sanata sanatçıya saygısı sevgisi artsın küçük yaşta aileler çocuklarını sanatçı duyarlılığıyla yetiştirsin daha bu ülke de sanatın gelişmesi için uzun yıllar gerekecek gibi gözüküyor

Shakespeare şöye demiştir: Bir ulusun türkülerini yapanlar, yasalarını yapanlardan daha güçlüdür...

Ben de diğer arkadaşlarım gibi ülkemizin sanata bakışını hiç olumlu görmüyorum. Hemen bir örnek vereyim biliyorsunuz ki geçen haftalarda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı'na tahliye kararı çıkmıştı. Sosyal medyadaki tepkiler neticesinde bu karar askıya alınmıştı.
Ülkemizde maalesef gerçek sanatın ne olduğu ve sanatçıların kimler olduğu konusunda karmaşa vardır. Sanat ve sanatçı kavramı çok geniş bir kavramdır. Ben de uzun yıllar müzikle uğraştım ama sanatla uğraştım ve sanat yaptım asla demem. Çünkü bir sanat dalı ile uğraşıyorsak, bütün gerekliliklerini sağlayacak donanımda ve tecrübede olmalıyız. Fotoğraf sanatı ile ilgileniyorum, ama hayal ettiğim hedeflere ulaşamadım. Çünkü uğraştığınız sanat dalı bir yaşam tarzınız olması gerekir. Hep onunla iç içe olmalıısınız. Kendinizi sürekli geliştirmelisiniz.
Sanat önemli midir sorusu bence de hiç sorulmamalıydı. Sanat olmazsa zaten hayat olmazdı. Gereksiz, boşu boşuna bir hayat olurdu. Yorumumu bana ait bir söz ile bitireyim. “HAYAT BİR SANATTIR, SANAT DA BİR HAYATTIR”

Ülkemizde sanat eskiden sanat sanat içindir veya sanat halk içindir gibi düşünceler söz konusuydu. Lakin günümüzde sanat para için olduğunu düşünüyorum. Ortaya güzel işler çıkaran sanatçıların hiç bir yere gelemediğini ama para için yapan yada siyasetçiler için yapanların şakşaklandığını görüyorum.

Grafiti yapmayı severim. Bu da bir sokak sanatı bence.

Sanat önemlidir tabii ki. Hayata farklı bir bakış açısı kazandırır. İş ve ev hayatındaki sorunlardan uzaklaşmanı sağlar. Ailenle zaman geçirebileceğin yararlı aktiviteler yapmana olanak verir.

sanat:yaratıcılığın ve hayal gücünün ifadesi
sanatçı:Sanat kollarından birinde başarılı olan kimse
Kısaca iki tanımla başlamak istedim.Bizim toplumumuzda sanata ve sanatçıya da uzun yıllardır iyi gözle bakılmamıştır.Sebebi genelde bu kişiler yaptıkları işten bol kazanç elde edememişlerdir.Sanat bazı dönemler bir meslek olarak görülmüş bazı dönemlerse bir meslek yerine bile konmayıp boş işler olarak nitelendirilmiştir.Toplum sanat ve sanatçıyı bir gereksinim olarak görmemiştir.Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisinde de bu yüzden yer almamıştır.Bu nedenden dolayı sanat ve sanatçıda toplumda hak ettiği yerde hiçbir zaman olmamıştır.Ben bir sanatçı değilim hayatımın hiç bir döneminde de olmadım.Çünkü sanatçının bir yetenek olduğunu ve sonradan kazanılamayacağını düşünüyorum.Benimde böyle bir yeteneğim yok.Yeteksiz olmam sanatla ilgilenmeyeceğim anlamı taşımıyor tabiki.Sonuçta üretici olmaya bilirim ama tüketiciyim.Benim de sanata dair üretilenleri beğenme,beğenmeme yada bunlardan faydalanma gibi insancıl özelliklerim var.Sanat gerekli midir?Sanat olmazsa ölmeyiz ama sanat yemekte olması gereken bir tuz gibi düşünün.Yemeği tuzsuz da yiyebilirsiniz ama tuz koyarsanız tadı çok daha iyi olur.Her zaman bir yeteneğim olmasını isterdim sanata dair.Bu insanların bakış açısını farklılaştırır ve gelişimine katkı sağlar.

Ülkrmizin sanata bakış açısı hiç de iç acıcı degil. Bunun son örneği Mimar Sinan Üniversite'nin verdigi arazi mücadelesi. Bir ülkenin muasır medeniyetler seviyesine çıkması için sanat olmazsa olmazdır. Köy enstitüleri bunu gerçekleştirmek için kurulmuştu. Birileri bunu istemedi ve 2018 Türkiye'sine baktığımızda başarılı olduklarını görüyoruz. Benim sanat ilgim müzik, kitap ve dergiler diyebiliriz.

Ülkemizde sanata dair bir bakış açısı falan yok. Açlık sınırında yaşayan ülkelerde ya da iç savaş vb. karışıklık olan ülkelerde sanatın ön plana çıkmasını beklemek mantıklı değil. Bizim gibi ülkelerde ise bu gayet mümkün fakat o ülkelerden farkımız yok ne yazık ki. İnsanımızın çoğu sadece para kazanmak, evlenmek ve üremek için yaşamakta. Hayattan nasıl zevk alacağımızı bilemiyoruz. O yüzden iç huzurumuz yok. Herkes suratsız ve saygısız. Eğer sanat hayatımızda biraz daha önemli olsa hayat bu kadar kötü olmazdı. İnsanlar şimdiki gibi kolay kandırılamazdı.

İş dışında bir uğraşısı olmayan insan, mutsuzluğa ve huzursuzluğa mahkumdur. En azından bir hobi edinerek ve edindirerek başlayabiliriz, sonrasında zaten sanata olan ilgi artacaktır.

Cooking is one of the unique characteristics of the human being, it is one of the characteristics that differentiates us from the rest of the animals, only the only species that does it; we can affirm that cooking is an art, like any human artistic expression, says Federico Nietzsche in his prologue to Richard Wagner (birth of the tragedy) says

"but perhaps those same, those same people will seem scandalous, to see that an aesthetic problem is taken so seriously, in the case that they are not able to recognize in art nothing more than a fun accessory, nothing more than a tinkle that can certainly be dispensed with, added - seriousness of existence - As if nobody knew what this seriousness of existence means, when that opposition is made, to those serious men, I serve to teach them that I am convinced that art is the supreme task and the strictly metaphysical activity of this life"
says Federico Nietzsche in Basel at the end of the year 1871; As today, in the 21st century, these words are not present in my country and in the rest of the world, so important is the Art "is the supreme task and the strictly metaphysical activity of this life"