Önemli Olan Neye Sahip Olduğunuz Değil, Kiminle Paylaştığınızdır 👨‍👩‍👧‍👦 [Cointurk 30. Projesi] mozer#9027

in tr •  last year 

puzzle-1721619_1920.jpg

2002 yılında Dünya Kupası’nda 3. olan milli takım yurda dönüyor. F16’lar milli takım kafilesini taşıyan uçağı karşılıyorlar. F16 pilotu ve Şenol Güneş telsizden konuşuyor ve Şenol Güneş şu sözleri söylüyor:

Önemli olan neye sahip olduğunuz değil, kiminle paylaştığınızdır.

Bu cümle ile hayatıma yön veriyorum. İçinde bulunduğumuz ramazan ayını da en güzel ifade eden his budur bence.

Ramazan ve Paylaşmak

Paylaşmak! Bu duyguyu en yoğun yaşadığımız ramazan ayındayız. Ramazan ayı nedir? Ramazan İslam dinine göre kutsal ayların en son ayıdır. Bütün bir ay boyunca oruç tutulur vs gibi genel terimlerin haricinde bir çok güzelliği içinde barındıran mübarek bir zaman dilimidir. Sadece aç kalmak değildir. Nefsi terbiye etmektir. Kötü olan her şeyden uzaklaşmak gönlünü hoş duygularla doldurmak demektir. Bir araya gelmektir ramazan. Aile ile, akrabalar ile, dostlar ile, arkadaşlar ile beraber olmaktır. Paylaşmaktır ramazan. Güzel duyguları, nimetleri ve zamanı paylaşmaktır.

Ramazan ile Tanışma

kid-635811_1920.jpg

Hepimizin ramazan ile ilk tanışma hikayesi vardır. Hatırlayabildiği en eski ramazan… Ben de size hatırlayabildiğim en eski ramazanı anlatayım. Kaç yaşındayım bilmiyorum. Dayım o zamanlar bekar ve sürekli bizde kalıyor. Gece sesler duyuyorum ve uyanıp salona gidiyorum. Işıklar açık. Annem, babam ve dayım gecenin bir vakti yemek yiyorlar. Saf saf onlara bakıyorum ve anlamlandırmaya çalışıyorum. Babam anlatıyor o zaman orucu ve ramazanı. Ben de her gece beni de uyandırmalarını istiyorum. Sonraları davulcuyu öğreniyorum. O zamanki çocuk için bir süper kahraman gibi bir şey. Gizemli göremiyorsun. Sürekli davulcudan bahsediliyor. Adam da o kadar hızlı ki sen uyanıp da evin dışarısındaki lambayı yakıp dış kapıyı açana kadar koşup gidiyor. Saat alarmı vs yok sadece davulcu ile uyanabiliyorsun. Davulcu da seni uyandırana kadar çalıyor. Her evin dışında bir lamba var. O lamba yakıldığında ev ahalisinin uyandığını davulcu anlıyor ve oradan ayrılıyor. Böyle bir iletişim şekli var. Zar zor bir keresinde kara bir adamı gördüğümü hatırlıyorum.

Ramazanda Paylaşmayı Öğrenme

Ben şanslı bir çocukluk yaşadığımı düşünüyorum. Ramazan aylarında paylaşmanın ve birlikteliğin yoğun olduğu bir yerde büyüdüm. Benim büyüdüğüm yerde KONAK diye bir terim vardır. Konak 30 gün boyunca köydeki her bir eve sırayla gelir. Bugün konak Ahmetler’de, yarın Mehmetler’de gibi. Nedir peki bu konak? Köyün korucusu davulcusu ve yanındaki birkaç kişiyi ramazan ayı boyunca her gün bir aile doyurur. Kendilerinin ahşaptan yapılmış bir taşıma çantası var. İçerisinde yemek konulacak kapları bulunmaktadır. O çanta konağın olduğu eve sabahtan getirilir. Ev sahibi iftar için yemekleri yapar. Ama en özenli yemeklerini yapar. Tavuklar kesilir vs vs. Olabildiğince çok yapar ki etrafındaki tüm komşular o akşam konağın olduğu evde toplanacaktır. Yaptığı yemeklerden korucunun çantasını doldurur. İftara yakın korusu gelir çantayı alır ve gider. Çocuklar çok mutludur. Tatlılar, tavuklar ve en güzel yemekler yenilecektir. Çocuklara ayrı bir sofra kurulur ve abi-ablalardan birisi çocukların yemeklerini dağıtır değiştirir. Sahurda da aynı durum geçerlidir. Bu güzelliği tekrar yaşamak için neler vermezdim.

Günümüzde Ramazan ve Paylaşma

Ben burada nerede o eski ramazanlar deyip de ah vah etmeyeceğim. Evet eskiden çok güzeldi ve saftı. Ama zaman değişiyor, şartlar değişiyor dolayısıyla da çağa ayak uydurmak gerekiyor. Türk insanı örf ve geleneklerine bağlıdır. Evet belki eskisi gibi konak yapılmıyor ama toplanıp dışarıda yemekler yenilebiliyor. Hafta sonları büyük parklarda iftarlar yapılıyor. Sahura kadar oralarda duruluyor. Birliktelik bozulmuyor ama birlikte olma şekli değişiyor. Bizler yeter ki içimizdeki o ruhu öldürmeyelim.

cek.jpg

Bizler Allah bereketimizi artırsın ki bir ramazanı bitiriyoruz. Peki ramazanda zor durumda olan insanlar için ne yapıyoruz. Hepimiz şartlar el verdikçe yardımlarını esirgemeyen insanlarız. Ben geleneksel olarak şirkette ramazan ayı başında dağıtılan hediye çeklerini her yıl zor durumda olan çevredeki insanlara veriyorum. Hatta sözümün geçtiği çalışma arkadaşlarımdan da aynısını yapmalarını istiyorum. Bunun dışında sadakalarımın ölçüsünü ramazan ayında biraz daha artırmaya gayret ediyorum.

bread-821503_1920.jpg

Sürekli ekmek aldığım bir fırın var. Duvarda kalpli magnetlerin yapıştırıldığı bir tahtası var. Üzerinde de yazılar yazıyor. Metropol insanıyız ya hep acelemiz var. Göz ucu ile görüyorum ama hemen ekmeği alıp eve döneceğiz diye o yazıyı okumaya üşeniyoruz. Bir gün kendime kızdım ve o yazıyı okudum. Güzel bir uygulama başlatmış fırın. Oradaki magnetler 1 adet ekmeği temsil ediyor. Sen de kasadan magnet alıp oraya yapıştırıyorsun. İhtiyaç sahibi kişi de tahtadaki magneti kasaya vererek ihtiyacı kadar ekmeği alıp gidiyor. Kendime o gn çok kızdım. O günden beri her fırına girdiğimde mutalaka bir magnet de ben yapıştırıyorum. Bu gibi güzel uygulamaların her yerde yayılması çok güzel olmaz mı?

Peki ya Gelecekteki Ramazan?

child-817369_1920.jpg

Hepimizin çocukları var ya da olacak. Ben elimden geldiği kadar ramazan ve beraberinde getirdiği güzel duyguları çocuklarıma aktarıyorum. Aktarmaya devam edeceğim. Paylaşmayı ve birliktelik ruhunu yaşatmaya teşvik edeceğim. Yazımı buraya kadar sabırla okuyan herkesten de bu şekilde davranmasını rica edeceğim.

Herkese Mutlu ve Bereketli Ramazanlar...

Gelecek Proje Önerisi

Günümüzde soayal medyanın kullanımı, tehlikeleri ve sosyal medyanın geleceği konusunu anlatan bir proje yapılabilir.

Görsel Kaynak

Not: Hediye çeki görseli temsilidir. Google fotoğraflardan aldım.

Authors get paid when people like you upvote their post.
If you enjoyed what you read here, create your account today and start earning FREE STEEM!