Simón del Desierto / Luis Bunuel
Hristiyanlık inancındaki Hz. İsa’nın gökyüzüne yükselmesine işaret olarak dikilen dev bir sütun. Sütun ne kadar yüksek olursa Tanrıya o kadar yaklaşırsın inancı. Ve Kendini diğer insanlardan daha üstün olduğunu gösteren bir işaret: Keramet sahibi olmak. Din adına aç kalmak mubah. Aç kaldığın sürece nefsini dizginleme gücünün artması. Kendine bilerek işkence etmek marifet sayılır. Simon ise günde yok denecek kadar az yiyecek içecek tüketmektedir. Kendini tamamen tanrıya adamıştır. Bütün gücü gösterdiği kerametler. Bütün dinlerde ermişlerin gösterdiği kerametler ve bu kerametlerle dindarların inancı daha da güçlenmektedir. Toplumsal alanda gücün artar. Simon şeytanla mücadeleye girer kupkuru bir çölün orta yerinde. Dindar için en iyi sığınak az insanın bulunduğu dindar yerlerdir. Ne bir çıplaklık görürler ne de bir günah işleme ortamı bulurlar. Böylece kendini güvenceye alır. Olabildiğince dış tehditlere karşı kendini savunmaya alırlar. Luis Bunuel’in çektiği Çöl Simon filmi tam bir dindarın prototipi. Film bu durumu anlatıyor. Şeytan birkaç kılığa bürünüp geliyor. Sİmon’u baştan çıkarması gerek. Semavi dinlerde kadın fitnedir, kadın baştan çıkarıcıdır, kadın kendini örtmekle bunu engelleyebilir. Kadın çıplak olursa bu bir tehdittir, dindar açısından. Film beşinci yüzyılda geçen bir olayı/durumu anlatmaktadır. Bu durum otuz altı sene sürüyor. Mucizeler gerçekleştiriyor. Annesini geride bırakır, mutluluğunu, aç gözlülüğünü geride bırakır. Şeytan Simon’a üç kez gelse de başaramaz. En son onu alıp günümüze gelir. Ve bambaşka bir durum ortada. Din modernizm karşısında yenildi mi… Sorusu Luis Bunuel’in yönetmenliğini yaptığı Simón del Desierto filminde.
Toroslar
kilometre
bağlı
kent
1500
60
merkezine
uzaklıktaki
ilçesine
yakalandı