İphigenia'nın Kurban Edilişi
Geçen gün Tess Gerritsen'e ait Cerrah kitabını okuma fırsatı buldum. Kitabı okurken Cerrah'ın ağzından anlatılan İphigenia'nın kurban edilişi hakkında 3 sayfalık bir bölüm vardı. Bu bölümü okumayı bitirdikten sonra sayfaya post-it yapıştırdım ve kitabı okumaya devam ettim. Bugün de aynı bölümü tekrar tekrar okudum ve merakımdan konu hakkında biraz araştırma yaptım. Haliyle sizlerle paylaşmak istedim.
Bu yazı birazcık (çok azcık!) uzun olabilir fakat hikayeleri ve Yunan mitolojisini seviyorsanız sıkılmadan okursunuz diye tahmin ediyorum. En azından bir şans verin derim...

Kuvvetli rüzgârları, tehlikeli gelgitleri olan bir yer. Edith Hamilton Mitoloji adlı kitabında Yunanistan’ın Aulis limanını böyle anlatır. Av tanrıçası Artemis’in eski tapınağı buradadır. Truva’ya saldırıya geçmek için siyah renkli bin Yunan gemisinin toplandığı yer, Aulis limanıdır. Oysa kuzey rüzgârı esince, gemiler yelken basamamıştır. Rüzgâr günden güne şiddetini artırır ve Kral Agamemnon komutasındaki Yunan ordusunda öfke ve huzursuzluk baş gösterir.Bir kâhin, şiddetli rüzgarların nedenini açıklar: Kral Agamemnon tanrıçanın en sevdiği hayvanlardan birini, yabani bir tavşanı öldürdüğü için Artemis hiddetlidir. Agamemnon korkunç bir kurban vermeyi, kızı İfigeneia’yı tanrıçaya adamayı kabul etmedikçe, Artemis Yunanlıların yelken basmalarına izin vermeyecektir. Böylece Agamemnon Ahilleus’la görkemli bir düğünle evlendireceği haberini göndererek kızını çağırtır. Kızcağız düğününe değil, ölüme gittiğini bilmemektedir. (Cerrah s102)
Aslında hikayeye göre Yunan gemileri limana geldiğinde rüzgar aniden kesilivermiştir. Fakat mühim olan konu her iki hikayede de gemilerin tarihin büyük savaşlarından olan Truva savaşı için yola çıkamamış olmasıdır. Uzun bekleyiş yüzünden orduda homurdanmalar başlamıştır. Söylentilere göre tanrılar ordunun başında Agamemnon'un olmasını istememektedir. Agamemnon Kahin Kahkhas'a danışır ve eğer söylentiler doğruysa elinden gelen bütün fedakarlıkları yapacağını belirtir. Kahin Kahkhas hayli önemli olan bir kehanette bulunmuştur; Agamemnon Artemis'in en sevdiği şeyi almıştır, tanrıça ise karşılığında kralın en sevdiği şeyi istemektedir: kızını...
Kral, kızını çok büyük bir savaşçı olan Akhilleus ile nişanlandıracağı haberini yollar. Bir süre sonra kralın karısı Klytaimnestra ve kızı İphigenia Miken şehrinden Aulis limanına büyük bir sevinç içerisinde gelirler. Fakat İphigenia nişanına değil ölümüne gelmekte olduğunu bilmemektedir...

…Bütün yalvarmalarına, “Baba, bana acı!” Yakarışlarına rağmen, savaşçılar kızı sunağa götürür. Taşın üzerine yatırılır, beyaz boynu bıçağa hazır edilir. Oyun yazarı Euripides, bakire kanının yere saçıldığını görmemek, dehşete tanık olmamak için Atreus’un askerleriyle birlikte bütün ordunun önlerine, yere baktıklarını belirtir.
Hüzün içinde toplanmış bütün askerleri gözümün önüne getirdim. Davulların vuruşunu düşledim; bir düğün töreninin canlı gümbürtüsünü değil, ölüme götüren iç karartıcı tempoyu. Korulukta ilerleyen tören alayını gördüm. Etrafı askerlerle, rahiplerle çevrili, bir kuğu gibi beyaz kızı. Davullar susuyor. Çığlık çığlığa bağıran kızı sunağa taşıyorlar. Benim düşümde, bıçağı tutan Agamemnon’dur; yoksa kanı sen dökmeyeceksen bu yapılana kurban adamak denebilir mi? Kızının yatırıldığı, körpe vücudunu çevresindekilerin gözlerine sunduğu sunağa yaklaşmasını izliyorum. Hayatını bağışlaması için yalvarıyor. Boşuna.
Rahip kızcağızın saçlarına yapışıp geriye doğru kanırtıyor, boynunu meydana çıkarıyor. Beyaz derisinin altında kabarıp inen şahdamarı, bıçağın vurulacağı yeri gösteriyor. Agamemnon kızının yanında durmuş, sevdiği o yüze bakıyor. Kızın damarlarında kendi kanı dolaşıyor. Kızının gözlerinde kendi gözlerini görüyor. Kızının boynunu yarmakla, kendi etini kesecek. Bıçağını kaldırıyor. Askerler, kutsal ağaçlardan oluşan koruluğun ortasında heykeller gibi sessiz. Kızın boynundaki damar atıyor... (Cerrah s103)
Zeus; tanrıların kralı veya başka bir deyişle kralların kralı olarak geçer ismi mitoloji kitaplarında. Bu denli büyük bir isim Zeus haricinde sadece bir kişide ün bulmuştur, hemde bir insan da: Kral Agamemnon!
Kral Agamemnon'un Klytemnestra ile olan evliliklerinden dört çocukları vardı; Orestes adında erkek bir çocuk ve Khrysothemis, Elektra, İphigeneia adında üç kız. Klytemnestra kendi öz kızını, bilmeden, elleriyle ölüme getirdiğinde ne mi yaptı? Feryatlar dışında hiçbir şey. Onun intikamı çok daha sonrasında saklıydı...
Başka bir rivayete göre ise İphigeneia kendisine oynanan oyunu çok geç olmasına rağmen fark ettiğinde, hiç direnmemiş, kızmamıştı. Bunun en büyük nedeni babasına olan saygınlığı ve aşırı sevgisiydi... Savaşın kazanılması için ölümünün kaçınılmaz bir gerçek olduğunu kabullenmiş, kendinin ölüm töreninde beyazlar içerisindeki asaletiyle kurban edilmeyi heyecanla beklemişti.

Bıçağı kızın boynuna dayayıp derince kesiyor. Kırmızı bir çeşme patlıyor, yüzünü sıcak yağmura boğan. İfigeneia hâlâ hayatta, boynundan oluk oluk kan boşanırken dehşet içinde gözlerini deviriyor.
…Yüreği son kez atarken, İfigeneia göğün kararmasını izler, yüzüne sıçrayan kendi kanını sıcaklığını hisseder. Eskiler, kuzey rüzgârının neredeyse o anda etkisini kaybettiğini söylerler. Artemis tatmin olmuştur. Sonunda Yunan gemileri yelken açar, ordu savaşır. Truva düşer. Çok daha kanlı bir katliamın içinde, genç bir bakirenin kurban edilmesinin bir önemi yoktur. Oysa ben Truva Savaşı’nı düşündüğüm zaman, aklıma tahtadan at ya da kılıçların şakırtısı ya da yelken basmış gelen bin Yunan gemisi gelmez. Hayır, ben kanı boşandığından beyaza kesmiş bir kız ile elinde kanlı bıçağı, kızının yanında duran babayı görürüm. Gözleri yaşlı, soylu Agamemnon’u. (Cerrah s104)
İphigenia'nın kurban edilişi hakkında sıklıkla anlatılan başka bir hikaye daha vardır; Artemis, Agamemnon'un bu istikrarından çok etkilenmiştir. İphigenia'ya acıdığı için son anda kimseye göstermeden onun yerine dişi bir geyik kurban ettirmiş, sonrasında ise onu Artemis tapınağına rahibe yaparak canını bağışlamıştır.
Yani efsaneye göre 10 yıl süren Truva Savaşı'nın kazanılmasına asıl neden olan şey, ne binlerce askerin ölümü ne de tahtadan at stratejisiydi. Agamemnon'un kendi için en değerli varlığı feda etmesiydi bu savaşın kazanılmasına en büyük yardımcı olan şey. Kralların kralı olduğunu bir kez daha kanıtlamıştı bu şekilde.

Kral Agamemnon, masum olan kızını kurban ederek bir cani miydi yoksa savaşın kazanılmasına yardım ederek çok büyük bir kahraman mı? Ya da her ikisi de mi? Bu soru cevaplana dursun biz savaştan sonra Agamemnon'a ne olduğunu anlatalım;
Klytemnestra, kızının kurban edilişi ile birlikte çok büyük bir üzüntü içerisindedir. Truva Savaşı'nın nedenlerinden olan Helena'nın namusunun korunmasının Agamemnon için neden kendi öz kızından daha değerli olduğunu anlamamaktadır. 10 yıllık bekleyiş içerisinde türlü türlü planlar yapan Klytemnestra bu süreçte Agamemnon'un kuzeni olan Aegisthus'u baştan çıkarır, Agamemnon saraya başka bir kadınla döndüğünde Klytemnestra artık sınır noktasına gelmiştir. Kralın dönüşünün ertesi gecesi Aegisthus ile birlikte giriştiği yolda Agamemnon'u bir hançerle defalarca kez bıçaklayarak öldürür. Agamemnon'un oğlu olan Orestes ise yıllar boyu süren bekleyişten sonra kahine gidip babasının intikamının alınıp alınmaması gerektiğini sorar, intikamın alınması gerektiği kehanetini aldıktan sonra ilk Aegisthus'u sonrasında ise öz annesininin kellesini uçurarak babasının intikamını alır...

Gerçekten güzel yazı olmuş. Mitolojiler hep ilgimi çekmiştir.
Çok teşekkürler.
Congratulations @eyupyusuf! You have completed some achievement on Steemit and have been rewarded with new badge(s) :
Click on any badge to view your own Board of Honor on SteemitBoard.
To support your work, I also upvoted your post!
For more information about SteemitBoard, click here
If you no longer want to receive notifications, reply to this comment with the word
STOPTebrikler! Paylaşımınız TRListe kurallarına uygun görülmüş olup, günün seçilen yazıları arasında yerini aldı!
Günün seçilen yazılarına buradan ulaşabilir, trliste curation traile nasıl katılacağınızı buradan öğrenebilirsiniz.
Eğer, bizimle iletişime geçmek isterseniz Steemit Türkiye Discord Kanalından bizlere ulaşabilirsiniz.
👍
Teşekkürler. Seçilen diğer arkadaşları da tebrik ederim.
Tam bir yunan mitoloji hikayesi emeğinize sağlık çok güzel bir paylaşım olmuş 😊
Çok teşekkürler.
BU tür hiç okumamıştım, hikaye değilse de karakterler filmden tanıdık, çok beğendim.
Yazı için araştırma yaparken Truva filmine çok kez rastladım fakat filmi izlememiştim. Kesinlikle izlemem gereken bir film olarak öneriyor herkes, ileride bir gün boş zamanım olursa mutlaka izleyeceğim. Özellikle kadrosu ilgimi çekti çünkü.
Yorumunuz için teşekkürler.
Aman Allahım! Postlarımın altına yorum yazan ilk 5 kişiye yorum yazacağım dedim. Ama bu içeriği görünce gözlerime inanamadım, çok da severim böyle şeyleri okumayı ama sadece sizin yazdığınız giriş kısmıyla son resimden sonraki kısmı okuyacak kadar vakit ayırabildim.
Sayfayı yer imlerine kaydettim bir boş zamanımda dönüp hepsini okuyacağım.
Zaten kaynak göstererek yaptığınız için paylaşımı ayrıca dikkatimi çekti.
Tamamını okuyamadığım için tabi ki şuan Kralın kızını neden kurban ettiğini çok merak ediyorum.
Herkes birbirinin kellesini uçuruyor bu mitolojik hikayelerde diye düşünürdüm eskiden böyle bir yazı okusam, ama şimdi hiç şaşırtıcı gelmiyor.
Hatta keşke sadece mitolojide kalsa, biz okuyup okuyup nasıl olsa gerçek değil diye düşünsek.
Maalesef gerçeğini yaşıyor dünya her gün.
Paylaşım güzel ve incelenmesi gerekiyor, belki gece uyku tutmazsa tekrar dönüp okurum tamamını.
Ellerinize sağlık.
İlk başta Cerrah kitabının belirttiğim üç sayfasını okuduğumda çok etkilenmiştim. İlgimi çektiği için konu hakkında biraz araştırma yapma gereği duydum, bunu da paylaşmak istedim fakat yazının daha ilk giriş cümlesini yazarken uzun bir yazı olacağının farkındaydım. Ben yazarken hoş vakit geçirdim, birçok şey öğrendim, eğlenceliydi. Elimden geldiğince yazıya kendi yorumlarımı, etkilerimi bırakmaya çalıştım. Okuma fırsatı bulursanız umarım siz de beğenirsiniz. Yorumunuz için teşekkürler, kolay gelsin.