Çocukluk Direnişi: 23 Nisan ve Mücadele [Cointurk 26. Projesi] id: embesilikat#1557

in #tr3 years ago

2000-2001 senesinde ilkokula başladım. Yaşadığım en güzel dönemlerin sonuna yaklaşmış ve eğitim sürecine giriş yapmıştım. Açıkçası çok parlak bir ilkokul hayatım yoktu. Ama çok fazla şey öğrendim diyebilirim.

Bu yazımda Cointurk Projesi için yaşadığım bir 23 Nisan anısı anlatacağım. Fakat öncesinde ortam ve koşullar hakkında bilgi vermem gerekiyor.

İlkokulu Tarlabaşı'nda okudum. Bilmeyenler çok azdır ama Tarlabaşı, pisliğin ve illegalitenin kol gezdiği bir semttir. Çukurdur. Tehlike her zaman, her yerdedir. Hani o, "polis bile giremiyor abi yaa" dediğimiz nadir semtlerden biridir.

İşte ben ufaklıkken o ortamda bir öğrencilik sürdürdüm. Çok badireler atlattım ve ölmedim. Ölmedim diyorum çünkü ölebilirdim. Tinercisinden torbacısına, hırsızından PKK'lısına kadar bir ton küçük suçluyla aynı sırada oturuyordum. Her an bir yanlış yapabilir ve oracıkta bedel ödeyebilirdim.

Nitekim bu hatayı 23 Nisan'da tören esnasında yaptım. Okulda düzenlediğimiz tören, etkinlik ve okumalar yapılmadan önce giriş Andımız ile oldu. Andımız okunurken 2-3 kişi Andımızı, "Ne mutlu Kürtüm diyene" diyerek bitirmişti. Bunu her gün yapıyorlardı zaten alışmıştım ama sonrasında Türk'lere ve Atatürk'e küfür ediyorlardı. Okul popülasyonu göre müthiş bir azınlığımız söz konusuydu. Öyle ses çıkarmak kolay olmuyordu.

O gün küfürler geldikten sonra ses çıkardım. Çünkü kısa bir süre öncesinde babam ve eniştemle durumu paylaşmıştım. Onlar da tabi küfür kıyamet... Eski milliyetçilerden kim kaldı. Hayatımda duymadığım küfürleri işitiyordum. Küfür dağarcığım o an genişledi.

Darbe döneminde ülkücü cephede çatışan insanların çocuklarıysanız ister istemez bu size de yansıyor. Mustafa Yıldız Doğan şarkılarıyla uyanıyorsunuz. İster istemez siz de daha ne olduğunu bile bilmeden, anlamadan milliyetçi oluyorsunuz.

Yetiştiğim kafa tarzını da biraz aktarmak istedim. Çünkü tehlike çanlarının çaldığı 23 Nisan'da ölüme meydan okumamın bir açıklaması olmak zorundaydı.

Küfürler edildikten sonra törenin ortasında dönüp ben de bunlara küfür etmeye başladım. Ağza alınmayacak küfürler ediyordum. Sadece onlara değil ailelerine ve lider belledikleri özalan'a da giydiriyordum. Önce güldüler, sonra küfürler çirkinleşince onlar da çirkinleşti. Üzerime çullandıkları anda hocalar araya girdi ve aceleyle disipline götürüldük.

23 Nisan benim bayramımdı ama önce bölücülerden sonra da müdürden dayak yedim. Müdürü suçlamayın hemen, adamın huyu oydu. Ne oldu diye sormadan bir posta döverdi. Sonra da olayı dinlerdi. Müdür olayı dinledikten sonra çaresiz bakışlarla olayı karşıladı. Zaten duruma ve kimlere hocalık yaptığına gayet hakim olduğunu o an anladım.

Her ne kadar dayak yemiş olsam ve önümde ki günlerde de tehlikede olduğumu bilsem de üzerimden yük kalkmıştı. Kendimi rahatlamış, dahası direniş göstermiş hissediyordum. Direnişin ne kadar tatlı bir olgu olduğunu ilk o zaman fark ettim. Ve bu olgudan asla vazgeçmedim.

23 Nisan denilince bayram, neşe, bahar, güzel hava ve dahası gelir akıllara. Ama benim gibi çocukluğunuz çukurda geçtiyse mücadele doludur. Burada anlatılanlar gibi anım olmadı. Kıyafet giymedim, tören yürüyüşü yapmadım. Ama kavga ettim, dayak yedim, kemerle dövdüler... Kusura bakmayın ama sanırım benim anım daha anlamlı.

Yaklaşan 23 Nisan'da her çocuk için güzel günler doğsun istiyorum. Her çocuk yıldızdır ve parlamayı hak eder. Umarım bizim gibi bataklıkta büyüyenler için de bir aydınlık görülür. Tüm çocukların şimdiden bayramını kutlarım.

Not: Sonrasını merak eden arkadaşlar için açıklama yapayım. Beni unutsunlar diye bir hafta izin alıp okula gitmedim. Tabi bu izin müdür eliyle oldu. Gelmememin sağlığım için daha faydalı olacağını söyledi müdür. Akabinde gittiğimde konuyu unutmamışlardı. Okul çıkışlarında pitbulllarla bekleyen gruplar vardı. Birkaç gün müdürle beraber saat 17:00 civarında çıktım okuldan. Araba hayat kurtardı. Sonrasında da öğle arasında okuldan kaçarak kurtuldum. İki hafta kadar da bu şekilde uzaklaştım. Sabah beni okulda görüyorlar, çıkışta olmayışıma anlam veremiyorlardı. Tabi bunu da anlamaları uzun sürmedi. Ama zaten öyle böyle 1 ay kaçmıştım. Olay artık sıcak değildi. Sonra birkaç kişiden hafif sayılabilecek bir dayakla olaydan kurtuldum.

Görsel -1

Görsel -2

Sort:  

İçeriği çok güzel hazırlamışsınız, upvote yaptım. Ben de aynı projeye katıldım. Siz de upvote yapıp desteklerseniz sevinirim :) https://steemit.com/cointurk/@bkatipoglu1/23-nisan-anilarim-cointurk-26-projesi-berhanktpgl-3082

This post has received a 13.82% upvote from @msp-bidbot thanks to: @embesilikat. Delegate SP to this public bot and get paid daily: 50SP, 100SP, 250SP, 500SP, 1000SP, 5000SP Don't delegate so much that you have less than 50SP left on your account.

Congratulations! This post has been upvoted from the communal account, @minnowsupport, by embesilikat from the Minnow Support Project. It's a witness project run by aggroed, ausbitbank, teamsteem, theprophet0, someguy123, neoxian, followbtcnews, and netuoso. The goal is to help Steemit grow by supporting Minnows. Please find us at the Peace, Abundance, and Liberty Network (PALnet) Discord Channel. It's a completely public and open space to all members of the Steemit community who voluntarily choose to be there.

If you would like to delegate to the Minnow Support Project you can do so by clicking on the following links: 50SP, 100SP, 250SP, 500SP, 1000SP, 5000SP.
Be sure to leave at least 50SP undelegated on your account.

Loading...