4 Farklı Dünya; Mevsimler
Dünya eksen eğikliği ve yıllık hareketi sayesinde dört önemli gün ortaya çıkartmaktadır. 21 Mart ile 23 Eylül Ekinoks tarihleri, 21 Aralık ve 21 Haziran ise Solsüs tarihleri olmaktadır. Gün dönümü tarihi , gündüz ve gece sürelerinin uzamaya ya da kısalmaya başladığı tarihlerdir. Ekinoks tarihi ise güneşten gelen ışınların Ekvator'a dik düşmesi ve Dünya'nın tamamında gece ile gündüz sürelerinin eşit olduğu tarihlerdir. Eğer Dünya'nın eksen eğikliği olmamış olsaydı, Dünya güneş etrafında dolaşırken, güneşten gelen ışınların yere düşme açıları değişmeyip, sıcaklık değişimleri meydana gelmeyecek ve böylece de mevsimler oluşmayacaktı.
MEVSİMLER
Yaz Mevsimi
Yaz mevsimi, en sıcak mevsimdir. Kuzey Yarım Küre'de en uzun günler yazın gerçekleşir. Dünya ısıyı depo ettiği için en sıcak günler genel olarak yaklaşık iki ay sonra ortaya çıkmaktadır. Sıcak günler Kuzey Yarım Küre'de 21 Haziran ile 22 Eylül tarihleri arasında, Güney Yarım Küre'de ise 22 Aralık ile 21 Mart tarihleri arasındadır.
Sonbahar Mevsimi
Sonbahar mevsimi, yaz ile kış mevsimleri arasındaki mevsim olmaktadır. K.Y. kürede Eylül, Ekim ve Kasım aylarında, G.Y. kürede ise, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında görülmektedir. Gündüzler kısalmaktadır, geceler ise uzamaktadır. Güneş, erken batar ve bu yüzden daha az ısı ve ışık vermektedir. Soğuk, yağmurlu ve rüzgarlı günler bu mevsimde artmaktadır. Kış mevsiminin geldiğinin habercisidir.
Kış Mevsimi
Kış, 4 mevsimden bir tanesidir. Aralık, Ocak, Şubat, aylarından oluşmaktadır. Bu mevsim diğer mevsimlere göre en soğuk mevsim olup hava sıcaklığı ise eksilere doğru düşer ve bu düşmeyle kar ve yağmur yağışı artmaktadır. Türkiye'de kışı gören ilk yer Kuzey Doğu Anadolu Bölgesi'dir. Kar ve soğuk hava buradan başlayarak batıya doğru ilerlemektedir.
İlkbahar Mevsimi
İlkbahar ya da ilkyaz, doğa döngüsünde kış ile yaz arasında olan mevsimdir. Kuzey yarım kürede de Mart ve Haziran arasındadır. İlkbaharda ağaçlar çiçek açar ve hava sıcaklığı artmaya başlamaktadır. Bu mevsimde ise karların erimesi ve bol miktarda yağışların yağmasıyla, su yatakları mevcut olan dereler, göller, göletler ve barajlar karların erimesi sayesinde sayesinde su ile dolmaktadır.




