Bilimkurgu Öyküsü - İsyankar - Bölüm 8

in muratkbesiroglu •  2 months ago 

image.png

Bölüm 1
Bölüm 2
Bölüm 3
Bölüm 4
Bölüm 5
Bölüm 6
Bölüm 7

Bölüm 8

Direktör Saasa’yla ne pahasına olursa olsun görüşmeye kararlıydım. Neyse ki bunun için olay çıkarmama gerek kalmadı, beni doğrudan odasına aldılar.

“Sizi görmek ne güzel” dedi Saasa.

“Sıcak karşılamanız için teşekkür ederim. Bana güzel haberler vereceğinizi umuyorum.”

“Durumunuz ne yazık ki henüz netlik kazanmadı, sizinle ilgili kararın birkaç gün içinde elimize ulaşmasını bekliyoruz.”

“Bizleri serbest bırakmanızı ve bir özür mesajı yayınlamanızı bekliyorum.”

“İnsanlığın entelektüel kapasitesinin bu seviyede olduğunu bilmiyorduk. Beklentim galaktik koalisyonun saygın üyeleri aranızda yerinizi almanız yönünde.”

“Yıldızlar arasında yolculuk yapabilen bir türün entelektüel kapasitesinden şüphe duymanızı ilginç buluyorum.”

“Teknik yeterlilikten ziyade duygusal olgunluğu temel alıyoruz.”

“Bizi kaçırıp zorla alıkoymanın duygusal olgunlukla bağdaştığını düşünüyor musunuz?”

“Yaşadığınız mağduriyeti gidermek için elimizden geleni yapıyoruz. Keşke daha sabırlı ve metanetli olmanızı sağlayabilseydik.”

“Zaman gezginleri hiyerarşide koalisyon yöneticilerinin üzerinde mi?”

“Zaman gezginleri gündelik işlere müdahil olmazlar, onları bilge birer danışman olarak düşünebilirsiniz.”

“Bir zaman gezginiyle görüşmemi sağlayabilir misiniz?”

“Uzay zaman sınırlamalarına tabi olmadıkları için onları ilgilendiren her şeyden anında haberdar olurlar. Zaman gezgini sözcüğünü kullandığınız anda bizi dinlemeye başlamışlardır, yani aslında görüşme talebinizi iletmiş oldunuz. Olumlu yanıt verirler mi? Açık konuşmak gerekirse buna pek ihtimal vermiyorum.”

“Bugün size gezegenimize derhal geri gönderilmemiz gerektiğini ikinci kez iletmiş oldum. Görevimi yaptığımı düşünüyorum. Birkaç gün içinde sonuç alınamazsa bir sonraki aşamaya geçeceğim.”
“Bir sonraki aşamayla neyi kastettiğinizi öğrenebilir miyim?”

“Bunu şimdilik gizli tutmayı tercih ediyorum. Beni kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Sizi daha fazla meşgul etmeyeyim.”

Konakladığımız odaya döndüğümde Oliver halen uyuyordu. Rahatlığı sinirimi bozduğu için kapıyı biraz hızlı kapadım. Uzamış sakallarını sıvazlayıp bana arkasını döndü, ardından nedense doğrulup oturdu. Kıllarla kaplı omuzlarını dikleştirip “Ne var ne yok” diye sordu.

“Sen uyurken gezegendeki üçüncü insanla tanıştım.”

“Nasıl biri?”

“Tam bir vahşi.”

“Çocukken getirdikleri için gelişememiştir” dedi Oliver.

“Başımıza gelen her şeyin mantıklı bir açıklaması var, değil mi? Sanki evren tam da olması gerektiği bir yermiş gibi…”

“Senin gibi ben de evime dönmek istiyorum.”

“Az önce Saasa’yla konuştum, durumumuzun birkaç gün içinde belli olacağını söyledi.”

“Bizi hemen bırakacaklarını sanmıyorum. Bunu askerlik hizmeti gibi görmelisin.”

“İnceldiği yerden kopsun. Kimseye hizmet etmeye niyetim yok benim.”

Oliver sözlerime vereceği yanıtı düşünürken önümüzde sedyede yatan yaşlı bir adam belirdi. Bezgin bir ifadeyle yüzümde bakarak “Bizden biriyle görüşmek istemişsiniz” dedi.

“Evet, sormak istediğim şeyler vardı?” dedim. Oliver şaşkın bir ifadeyle bir bana, bir adama bakıyordu.

“Bize buradan kurtulmamız konusunda yardımcı olabilir misiniz?” diye sordum.

“Sanmıyorum, benim kendime hayrım yok” dedi adam, güçlükle nefes alıyor gibiydi.

Oliver dayanamayıp “Neler oluyor, bu beyefendi kim?” diye sordu.

“Beyefendi bir zaman gezgini, görünüşe bakılırsa yaptığı yolculuklar kendisini çok yormuş” dedim.

“Yolculuklar zor değil. Zor olan yersiz yurtsuz olmak” dedi adam.

“Çocukluğunuz nerede geçtiyse yurdunuz orasıdır” dedi Oliver. Bilmediği sadece beş vakit namazdı.

“Görüntüme bakıp aldanmayın. Sizinle rahat iletişim kurmak için insan kılığına girdim.”

“Kim olduğunuz hiç önemli değil. Yurdumuza, çocukluğumuzun geçtiği yere dönmek istiyoruz, bize yardımcı olabilir misiniz?”

“Hassas bir konumda bulunuyorsunuz. Gelişmekte olan uygarlıkların gelişmişlerle kurdukları ilk temas önemlidir.”

“Bunu biz istemedik. Sorumlusu biz değiliz. Galaksimizde olup bitenleri siz mi düzenliyorsunuz?”

Adam gülümsedi, ardından boğazına bir şey kaçmış gibi sarsılarak öksürmeye başladı. O kadar uzun süre öksürdü ki neredeyse kalkıp sırtına vuracaktım. Öksürüğü geçip nefesi normale döndüğünde “Bizler de sizin gibi daha yüksek varlıklara tabiyiz” dedi.

“Bir türlü asıl sorumluya ulaşamıyoruz. Tanrı nerede, o da sizin gibi yaşlı ve yorgun mu?”

“Uzayda ve zamanda dolaşmak evrenin mimarlarının sır perdesini aralamaya yardımcı olmuyor” dedi adam hüzünlü bir sesle.

“Bence evrenin sırlarını bir kenara bırakıp evimize dönmeye odaklanalım” dedi Oliver.

“Bilinçli kişilerin burada tutulması doğru değil. Bir yolunu bulup sizi geminize geri göndermeleri gerekir.”

“Hâlâ bir gemimiz varsa...”

“Sizi alıkoyduktan sonra geminizi ve içindeki personeli serbest bıraktılar.”

“Piyango bize vurdu yani, bravo.”

Sedyesinin baş kısmı yavaşça yükseldi ve ihtiyar adam neredeyse oturur pozisyona geldi. Ardından “Burada ölmeyeceksiniz, merak etmeyin” dedi.

“İnsanların arasına ne zaman döneceğimizi söyler misiniz? Bakın ben genç bir adamım. Zamanı gelince bir aile kurmak, çoluk çocuk sahibi olmak isterim. Burada Oliver’la mı evleneyim? Yazık değil mi bana? Yaşınıza hürmet ediyorum ama bu yuvarlak laflardan da çok sıkıldım”

Bizim ihtiyar sanki annesine küfretmişim gibi durgunlaştı, derin bir nefes aldı ve “Bazı şeyleri bilmemek daha iyi” dedi. Ardından geldiği gibi sedyesiyle birlikte ortadan kayboldu.

Oliver adamın puf diye ortadan kaybolmasına hayıflanacağı yerde “Ben de sanki sana çok meraklıydım” dedi.

“İhtiyarı ikna etmek için öyle söyledim, yoksa seninle eşcinsel bir ilişkiye ‘hayır’ demem.” dedim.

“Ben sana ‘hayır’ derim” diye cevap verdi.

“Senin o kıl torbası gibi gövdene meraklı değilim, soğuk bir gezegende olsaydık neyse.”

Oliver son günlerde pek bir alıngan olmuştu, “Geriye döndüğümüzde amirin olmaya devam edeceğimi hatırlatmak isterim” dedi.

İçimden ‘hele bir dönelim de bunu o zaman düşünürüz’ dedim.

Görsel Kaynağı: https://pixabay.com/photos/skin-eye-iris-blue-older-fold-3358873/

Authors get paid when people like you upvote their post.
If you enjoyed what you read here, create your account today and start earning FREE STEEM!