Kuzeyde Bir Cennet: İskoçya
Mesele İskoçya olunca bilmeyenler için mesele hep karışık oluyor. Nasıl bir ülke, İngiltere'ye mi bağlı, İngilizler mi yoksa başka bir millet mi hep soru işareti oluyor akıllarda. Çünkü gerçekten içinde bulundukları durum biraz karışık.
İskoçya aslında ayrı bir ülke. Dış ilişkilerinde İngiltere'ye bağlı ancak iç işlerinde İngiltere'den ayrılar. İngiltere gibi İskoçya da 'United Kingdom' dedikleri Birleşik Krallığa bağlı ülkelerden biridir. Büyük Britanya adasındaki İngiltere, İskoçya, Galler ve İrlanda adasındaki Kuzey İrlanda bu Birleşik Krallık ülkelerini oluşturuyor. Büyük Britanya adasında da sadece İngiltere, İskoçya ve Galler bulunuyor. Bazen bu üç ülke sanki bir ülkeymiş sanılıyor. Kısacası bu ülkeler arasında böyle ilginç bağlar var diyebiliriz. Ancak bir vizeyle tüm bu ülkelere gidilebiliyor. Hepsi için bir İngiltere vizesi yetiyor.
Aslında bu bağımsız olamamak İskoçların bir yerde de kanayan yarası diyebiliriz. Yüzyıllardır İngilizlerin boyunduruğu altında yaşamaktan kurtulmaya çalışan İskoçyalılar zamanla yaşanan her türlü mücadele ve baskılardan dolayı aslında İngilizleri sevmiyorlar. İngiliz zannedilmekten hiç hoşlanmıyorlar hatta.
Gelelim İskoçya denilince ilk akla gelen doğasına ve tarihi yapılarına. Gerçekten büyüleyici bir doğası ve muhteşem tarihi yapıları var. Şehrin başkenti Edinburgh. En büyük şehri de Glasgow. Büyük Britanya adasının en kuzeyindeki ülke. Bu nedenle daha soğuk, mevsimi daha da yağışlı ve doğal olarak daha da kapalı. Ancak tüm bunlara rağmen gidilmeye görülmeye değer. Highland denilen yüksek düzlükleri ve bulutların muhteşem görüntüsünü izleyebileceğiniz dağları ve görkemli okyanus dalgalarıyla insana sanki bu dünyaya ait değilmiş hissi veriyor. Ve tabi ki yemyeşil bir ülke. Yeşilin tam olarak anlam kazandığı, bahçesiz ev bulunmayan, insanların doğayla iç içe yaşadığı bir yer.
Gelelim İskoçların yıllardır onca İngiliz baskısına rağmen koruyup günümüzde hala devam ettirdikleri kültürlerine. Gerçekten kendi kültürlerine çok bağlı milletler İskoçlar. Hala yıllardır devam eden geleneksel festivalleri var. Değişik gayda adını verdikleri geleneksel müzik enstrümanları ve aslında tüm dünyada sembolleşmiş erkeklerin giydiği ekoseli etekli resmi kıyafetleriyle kendilerini İngilizlerden ayırmayı başarıyorlar. Yemek kültürlerinin ise İngilizlerinkine yakın olduğunu söyleyebiliriz
Son olarak da dillerinden bahsetmek istiyorum. Resmi dilleri İngilizce. Yine küçük bir toplumun konuştuğu yerli dilleri var ancak bu çok yaygın değil. Bu bakımdan diğer Birleşik Krallık ülkelerinden ayrılıyor. Mesela İrlanda’nın kendi ülkesinde konuşulan dili İrlandaca, Galler’de konuşulan dil ise Galce. Fakat İskoçlar İngilizce konuşuyorlar. Ancak öyle değişik bir aksanları var ki İngilizce bilen bir kişinin dahi anlayamadığı noktalar olabiliyor. Onlar da İngilizlerden bu garip İngilizce aksanlarıyla ayrılıyor yani.
İskoçya denilince aklıma ilk gelen özgürlük savaşçısı Wiliam Wallace ve sonra sırasıyla gayda ve Sean Connery. Bir de etekli milli giysileri :) Gerçekten çok farklı bir kültüre sahip güzel bir ülke. Paylaşımınız için teşekkürler.
Great work my dear
Yazılarınızı büyük bir keyifle okuyorum. Teşekkürler paylaştığınız için :)
@mickeymicky çok aydınlatıcı bir yazı olmuş yeni gördüm. elinize sağlık. umarım bir gün gider yerinde görürüz oraların kültürünü :)