Sanat Kokan Geceler - Part 8

in #poetry9 years ago (edited)


Image source: 1


Herkese iyi geceler. Biliyorsunuz bu sanat kokan geceler serisinde şiirlerimi paylaşıyorum sizinle. Bu serinin bütün postlarını özellikle gece yazıyorum. Sanatı, şiiri ve edebiyatı buram buram hissedebilmek ve size de bunu yansıtabilmek için. Ve şuan aklımdan geçen ne varsa paylaşıyorum bu serideki tüm postlarda olduğu gibi. Hiç bir plan ve programım yok. Gecelerin planı yoktur azizim.

İnsandaki bu aciz duygu yapısına, bu riyakar düşüncelere, insan olmanın ne kadar ucuz ve adi bir şey olduğuna isyan etmiyorsam senin yüzünden etmiyorum. Tarlada, güneşin altında saatlerce çalıştıktan sonra önüme soğuk su gelmiş de hepsini bir anda bitirmeyim diye yavaş yavaş içer gibi seviyordum seni. Yavaş yavaş seviyordum. Ezici yalnızlıktan sevginin çokluğuna çıkıyordum. Kolay değildi. Her çıktığım basamakta sana biraz daha yaklaşıyor kendimden biraz daha uzaklaşıyordum.

Çok dram filmi izlemiştim. İyi bilirdim mutsuz sonları, ayrılıkları. Üzülmem zannederdim. İnsan kedine verilen kasvet hakkını kullanmak zorunda mıdır? Hayatımızın illa bir yerinde bir dram filminin bol yağmurlu sahnesi olmak zorunda mıyız? O yola diz çöküp arkadan bakan taraf olmak zorunda mıyız? İçimden geçenleri bile yazamıyorum. Yazarsam eğer isyan edeceğim. Önce kalabalıklara sonra insanlığa sonra... Yazamıyorum.

Ben bir filmin aynı sahnesini yüzlerce defa izleyip yüzlerce defa gülebilirim. Seni yüzlerce defa düşünüp yüzlerce defa sevebilirim. Gece vakti bir köy evinin damında uzanıp seninle yıldızlara baksak şu hayatımda çok büyük bir boşluk dolar. Gökyüzünde yıldızlar yanımda en güzelinden ay, şöyle bir nefes alsam. Güneş gibi açılırdım. İçimdeki Kafkavari anlamsız boşluk gözlerindeki ışıkla dolardı.

Aşk üzerine konuşmak istiyorum seninle. Psikoloji üzerine konuşmak istiyorum. Platon' un Devlet' i gibi kuruyorum seni. Her gün biraz daha geliştiriyorum. En mükemmelini istiyorum. Ben yine sana vurgun olayım ama bizim bakkal Hacı Amca da üzülmesin istiyorum o da çocuğuna ekmek götürebilsin. Ben yine seni dudağından öpeyim ama yalnızlar yine kalabalıklar içinde yalnız kalmasın istiyorum. Çok mu istiyorum.

Çadırda uyansak bir gün. Gözlerimiz şişmiş, sinekler ısırmış olsa her tarafımızı. Birbirimize bakıp gülemsesek doğan güneşin sıcaklığında. Sonra ekmeği ikiye bölsek ben sana çaktırmadan büyük parçayı versem. Sonra kafamda insanların adalet anlayışlarını düşünsem. Sophie' nin Dünyası' ndan girip Schopenhauer' dan çıksam. Sonra kitap yazmaya karar versem sonra yine vazgeçsem.

Akşama kadar koşup oynasak kumlarda. Çocuklar gibi. Akşam ben sana türküler söylesem. Danyar' ın Cemile' ye söylediği gibi. Sen de Cemile gibi baksan gözüme kaçalım dercesine. Bu sırtı kambur düzenden sonsuz yeşilliklere kaçmak seninle, tarladaki beyaz ekmekli yemekler gibi. Yine istemeden şiirler geçiyor gözümün önünden. Romanlar geçiyor. Seni düşünmeye başlayınca hayatım bir roman oluyor. Baş rolde olunca şaşırırım bilirsin. Ben yanda perde çeken elemanım. Seyirciler beni görmez ama ben seni bütün oyun boyunca izlerim.

Bir karıncayı takip ederken hayatı öğrenen rahipler gibi bir dağın tepesinde yaşamak ne kadar adil ne kadar doğru? İnsanlığı bir dağın tepesinden izlemek ve gülmek ne kadar Çinlice bir hareket. O rahipler Türk olsaydı kesin tapınağın etrafına havuzlu yeşil bir bahçe yaparlardı. Her dağın bir Heidi' si vardır. Ve her dağdan en az bir ırmak akar aşağı doğru. Benden sen akıyorsun. Her yanımdan.

Ama ben artık o eski dağ değilim. Sanat kokan gecelerde yüzüyorum. Irmaklardan gecelere aktım. Nobel edebiyat ödülü verilmemiş Haruki Murakami gibiyim bu saatlerde. Mo Yan' ın o kalın kitabındaki dokuz çocuklu ailenin annesi gibiyim. Müzeyyen' ini kaybetmiş derin tutkulu soğuğa kahve içen adam gibiyim. Tophane' den aşağı iniyorum sanki her seferinde. Her düşündüğümde seni, atlet giymeyi öğütleyen anne masumluğuna bürünüyorum. Bilmiyorum. Baş rolden çıkamıyorum.



Ben seni konuşmak istemiyorum

Söz illa başka bir söze benzer

Ben seninle koşarak inmek yuvarlanmak istiyorum

Madem kimse bizi anlamayacak yaşayalım istiyorum

Yeni bir devlet kuralım aramızda

Ama Platon' un ki gibi olmasın

Ben her gün sabah dokuzdan akşam beşe seni severim

Sen de çocuklara sevgiyi öğretirsin

Sen anayasa olursun ben sana uyarım

Bazen uymam ama haberin olsun

İzinsiz öperim

Sen bana masal okursun ben yeni bir şiir akımı olurum

Dökülürüm kağıda


Sort:  

kalemine saglik. okudum valla sabah sabah.

tesekkür ederim azizim

This post received a 20% vote by @msp-turkey courtesy of @fakire1sadaka from the Minnow Support Project ( @minnowsupport ). Join us in Discord.

Upvoting this comment will help support @minnowsupport.

Coin Marketplace

STEEM 0.04
TRX 0.33
JST 0.101
BTC 64341.40
ETH 1825.11
USDT 1.00
SBD 0.38